"Çocuk ve Bebek Gelişimi" Kategorisi

Çocuğum Parmağını Emiyor Ne Yapmalıyım

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 11 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Çocuğun Parmak emme davranışı anne karnında başlayarak 3-4 yaşlarına kadar devam eden bir davranıştır. Genellikle parmak emme davranışı emme refleksi ile doğru orantılı olarak seyreden bir davranıştır. Parmak emme davranışı 5-6 yaşlarına kadar sürebilir fakat bu yaşlardan sonra normal kabul edilmez. Anne babaların en çok yakındığı ruhsal problemlerden birisi olarak bilinen parmak emme davranışından şikayetçi birçok ebeveyn vardır. Çocuğum parmağını emiyor ne yapmalıyım, çocuğumun parmağı sürekli ağzında gibi birçok şekilde şikayetler gelmektedir.

Parmak Emme Belirtileri ve Özellikleri

  • 3-4 yaşından sonra da devam eden ve sıklaşan parmak emme, çocuğun parmağının zamanla aşınmasına ve renginin koyulaşmasına neden olur.
  • Sadece emilen parmakta değil, diş ve damak yapısında da bozulmalar oluşabilir.
  • Emme dürtüsü uykuya dalarken, acıkınca, yalnız kalınca ve duygusal yoksunluk durumlarında kendini daha güçlü hissettirir.
  • Çocuk genellikle uykuya dalmadan önce emmeye başlar ve uykuda devam eder. Çocukların sadece uykuları geldiğinde parmaklarını emmeleri bir davranış sorunu değildir. Çünkü çocuk gevşeme ve rahatlama amacıyla parmağını emerek uykuya geçebilir. Bu yüzden çocuğun parmak emme gibi yatma zamanı alışkanlıkları 2-6 yaş arası çocuklarda oldukça sık görülür.
  • 5-6 yaşına geldiği halde parmağını emmeye devam eden çocukların genellikle bebeklik çağlarından itibaren parmak emen çocuklar olduğu bulunmuş ve bu çocukların farkında olmadan bu harekete yöneldikleri gözlenmiştir.
  • Çocuğun parmak emme davranışı çoğunlukla 11-12 yaşlarında kendiliğinden ortadan kalkar. Ancak bunu çok sık yapan çocuklarda damak anormallikleri ya da emilen parmakta biçim bozuklukları oluştuğu için bu yaşları beklemeden müdahale gerekir.
  • Çocuklar uykulu veya sinirli olduğu zamanlarda parmak emme davranışı gösterebilir. Bu gibi durumlarda endişelenmeye ve bu yüzden çocuğa baskı yapmaya gerek yoktur

Aileler parmak emme davranışı üzerine bilinçsizce yaklaşımlar sergileyebilmektedir. Çocuğun parmağına acı biber sürme, eline eldiven giydirme gibi yöntemler çocuğun davranışı azaltmasına değil üzerine gitmesine sebep olabilir. Bu sebeple anne babalar evdeki ortamı kontrol ederek güven,huzur ve sevgi dolu bir ortam sağlamaya çalışmalıdırlar. Çocuğu stresten uzak tutmalı ve davranışı göstermemesi için otoriter baskıcı bir tutum sergilememelidirler. Çocuğum parmağını emiyor ne yapmalıyım şeklinde şikayetleriniz ve sorularınız varsa yazımızdaki önerilerimizi dikkate alarak bir psikologtan yardım almalısınız.

Devamını Oku

Çocuğum Altını Islatıyor Ne Yapabilirim?

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 11 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Daha önce anne çocuk sağlığı ve çocuk ruh sağlığı konulu birçok yazımızda çocuk sorunlarından bahsetmiştik. Bunların en büyüklerinden birisi hiç kuşkusuz Enüresiz görülme sıklığı oldukça fazla olan bu rahatsızlık anne babaların korkulu rüyası haline gelmiştir çocuğun altını ıslatması ve ne yapacağını bilememek… Çocuğum altını ıslatıyor ne yapabilirim? diyen birçok aile bulunmaktadır. Enüresiz yani alt ıslatma öncelikle ruhsal bir problemdir. Genellikle genetik yatkınlık %70 oranında etkilidir. Aynı zamanda çeşitli böbrek rahatsızlıklarından dolayı da Enüresiz rahatsızlığı ortaya çıkmaktadır. Enüresiz erkeklerde 6 yaş kızlarda 5 yaş civarlarında görülmektedir. Bu yaşlarda çok sık ve sürekli olarak görülmeye devam ettiği taktirde doktora başvrulması gerekmektedir. Alt ıslatma konusunda yanlış uygulamalar ve ailenin tavrının nasıl olması gerektiği ise oldukça önemlidir.

Çocuğum – Bebeğim Altını Islatıyor Ne Yapmalıyım?

  • Aileler çocuğunun altını ıslattığını ilk gördüklerinde şok olurlar ve bunu bir süre atlatamazlar. Çocuk devamlı olarak altını ıslatmaya başlamışsa anne veya baba çocuğa baskıcı otoriter azarlayıcı ve suçluyacı bir tavırla kesinlikle yaklaşmamalı.
  • Çocuğu yaka paça yataktan kaldırıp soymamalı çocuğun öncelikle hangi sebepten dolayı altını ıslattığını bulmaya çalışmalıdır. Alt ıslatma sorunu veya enüresiz olabilmesi için belirli dönemlerde sürekli olması gerekmektedir. Eğer çok sıvı tükettiği zamanlarda nadiren yapıyorsa bu enüresiz değildir.
  • Enüresiz sorunu çocuklarda Okul öncesi dönemde görülmekte ve çocukların suçluluk duyacağı bir yaş olarak kabul edilmektedir. Anne babalar olarak altına poşet serme, bez bağlama gibi yanlış uygulamalardan kaçınmalıyız. Enüresize biraz da anne baba tutumu sebep olabilir.
  • Aile içerisindeki güven, saygı ve sevgi ortamı sorgulanması gereklidir. Enüresiz rahatsızlığı olan bir çocuğun muhakkak korkuları olduğunu bilmeliyiz. Bu çocuk korkuları yüzünden altını ıslatıyor olabilir.
  • Ailelerin yapması gerekenler çocuğuyla ilgilenmek, kısa sürede doktora götürüp doktordan öneriler ve ilaçlar almak olmalıdır.
  • Aynı zamanda yatmadan önce sıvı tüketimi kesilmelidir. Geceleri sürekli aynı saatlerde altını ıslatıyor ise altını ıslattığı saatten önce uyandırılıp tuvalete gitmesi sağlanmalıdır.

Çocuğum altını ıslatıyor ne yapabilirim diyen aileler yukarıda yazdığımız maddelere göre çocuklarına bu sorunu aşmada destek olurlar ise enüresiz çözülemeyecek bir problem değildir.

Devamını Oku

Çocuğum Yalan Söylüyor, Ne Yapmalıyım?

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 9 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Bu akşamki yazımızda editörlerimizin sizler için hazırlamış olduğu önemli çocuk sorunlarından birisine değineceğiz. Çocuklarda yalan söyleme alışkanlığı, çocuğum sürekli yalan söylüyor gibi problemleri dert edinen ailelere çözüm yöntemleri önereyeceğiz. İlk olarak çocuğunuzun yalan söylediğinden şikayet etmeden önce çocuğunuzun yaşına dikkat etmeniz gerekiyor. Yalan söyleyen çocuk kaç yaşında ve neden yalan söylüyor bunun sebebini araştırmalısınız.

ÇOCUKLAR NEDEN YALAN SÖYLERLER

Çocuğum yalan söylüyor ne yapmalıyım

  • Yalan söyleme bir problem olarak görülebilmesi için 7 yaşından sonra da gerçeklik algısını oluşturacak şekilde devam etmesi gerekir. Bu tür yalan söylemeler tehlikeli yalan söylemeler olarak adlandırabiliriz.
  • Yalan söylemenin bir de masum olduğu çağlar vardır. Çocuklar 3-6 yaş döneminde kendince düşünceler üreterek bunlar üzerinden birçok şekilde yalan söyleyebilir. Örneğin: Okulda olmamış bir olayı sizlere olmuş gibi anlatabilir.
  • Oyun oynarken hayal ettiği ürettiği bir şeyi gerçek hayatta olmuş ve karşısındaki biriyle yaşamış gibi anlatabilir. Çocuklar bu yaşlarda yalan söyleme konusunda oldukça yeteneklidirler. Anne babalarını veya çevrelerindekileri kandırdıklarında oyun oynadıklarını zannederek eğlenirler.

Yalan Söyleme Çeşitleri:

Hayali Yalanlar

Taklit Yalanlar

Sosyal Yalanlar

Savunma Yalanları

Yüceltilmiş Yalanlar gibi türleri bulunmaktadır. Çocuk bu yalanlardan en sık sosyal yalanları kullanır. Okula gitmek istemediği bir durumda karnım ağrıyor diye yalan söyleyebilir.

Yalan Karşısında Aileler Ne Yapmalıdır?

Yalan söyleyen çocuğa otoriter ve kırıcı bir tutum sergilenmemelidir. Eğer yalanı hayal ürünü olabilecek biçimde değil savunma şeklinde söylüyorsa bu şekilde savunma yapmasına gerek olmadığını sizin ona kızmayacağınızı bilmesi gerekiyor.

Sosyal yalanlar ise çocuğun istemediği bir duruma engel olması için söylediği yalanlar olduğu için asıl sorunun çocuğun yalan söylemesi değil karşılaşacağı durumu neden istemediği önemlidir.

Taklit yalanlar küçük yaşlarda söylenen yalanlar olduğu için oldukça masumdur. Çocuklar anneyi,babayı veya bir yakınını taklit ederek yalan söyler. Bu yalanlar zamanla kaybolur.

Hayali yalanlar ise önceden de bahsettiğimiz gibi çocuğun kurduğu hayaller ve içerisine koyduğu kişiler ile arasında olmuş gibi gösterdiği olaylar üzerine kurulu yalanlardır. Bu yalanlar da zamanla kaybolur.

Çocuğum yalan söylüyor ney yapmalıyım ? diyen aile öncelikle bu yalanın normal olup olmadığına yaşına göre değerlendirip karar vermelidir. Eğer normal değil ve sürekli tekrar ediyorsa çocuk bir psikoloğa götürülmelidir.

Devamını Oku

Çocuğum Anaokuluna Gitmek İstemiyor

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 9 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

0-6 Yaş döneminde çocuğu olan ailelerin yaşadığı sıkıntılardan birisine değineceğiz. Çocuğum anaokuluna gitmek istemiyor ne yapmalıyım?, çocuğum kreşe gitmek istemiyor, çocuğum okula giderken ağlıyor. Gibi daha birçok şikayet ile aileler ne yapacağını bilemez bir duruma gelmiştir. Anaokuluna gitmek istemeyen çocuğun ruhsal durumunu en iyi şekilde incelemek gerekiyor.

ÇOCUK NEDEN ANAOKULUNA GİTMEK İSTEMEZ

Gelişim alanlarına göre gelişiminin geri kaldığı noktaları da tespit etmek ailenin yapması gereken ilk hedeflerden birisidir. Aynı zamanda yaz döneminde akla gelen sorulardan birisi de çocuğun 72 aylık oldu anaokuluna gidecek mi?, Çocuğum hangi anaokuluna gidecek? gibi sorulardır. 72 aylık olan her çocuk anaokuluna gidebilir. Bağlı bulunduğunuz mahalledeki en yakın anaokulu veya anasınıfının sistemine kayıt olacak öğrenci sıfatıyla çocuğunuzun bilgileri nufüs müdürlüğünce iletilmektedir. Evinize en yakın okula giderek oradan kayıt işlemleri ile ilgili bilgi alabilirsiniz. Asıl sorun olan anaokuluna gitmek istememe sorununa değinecek olursak;

kizim-oglum-anaokuluna-gitmek-istemiyor-ne-yapmaliyim

  • Çocukta okul korkusu veya fobisi oluşmuş olabilir. Çocuğunuza anaokuluna gitmeden önce kitap, defter, kalem ve boya gibi birtakım araç gereçler alıp onunla birlikte hazırlık yapabilirsiniz.
  • Çocukta öğretmen korkusu oluşmuş olabilir. Öğretmen bir yakınınız varsa çocukla iletişim kurmasını ona okulun iyi yönlerini anlatmasını söyleyebilirsiniz.
  • Çocuğun okul döneminde okula gitmek istememesinin sebeplerinden en büyüğü uykusunu alamıyor olmasıdır. Okul döneminde saat 22:00’dan önce uyuyup dokuz veya dokuz buçuk saat uyumasını sağlamalısınız.
  • Çocuk okuldaki arkadaşları ile iyi geçinemediği için okula gitmek istemiyor olabilir. Öğretmeninden bu konuda bilgi alıp arkadaşlarıyla aralarında olan sorunları çözmesinde desteklemelisiniz.(Dipnot: Çocuk problemi kendisi çözmelidir!)
  • Çocuk gelişim alanlarında veya basamaklarında akranlarından geride olduğu için okula gitmek istemiyor olabilir. Okul çocuğa sorumluluk yükler ve çocuk bu sorumlulukları yerine getiremediğinde içine kapanır. Bu durumda okula gidip rutin etkinlikleri veya eğitici etkinlikleri yapmakta zorlanır.
  • Çocuğunuzun gelişim alanlarındaki basamakları takip etmeniz gerekmektedir. 72 aylık bir çocuğun yapabileceği özbakım, bilişsel, motor, sosyo duygusal, dil gelişimi alanlarında basamaklar vardır. Bu basamakları takip etmeli ve yapamadığı durumlarda desteklemelisiniz.

Genel olarak çocuğum anaokuluna gitmek istemiyor şikayetinden yakınan aileler çocuklarına otoriter tutular sergilemek yerine onları destekleyip problemin kaynağına yönelik destekleyici çözümler üretmelidirler.

Devamını Oku

Çocuğum Hiperaktif Mi ?

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 8 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Hiperaktivite problemi hakkında oldukça fazla açıklamalar, kitaplar, makaleler bulunmaktadır. Aynı zamanda internet ortamında birçok yanlış kanyak da bulunmaktadır. Hareketli çocuklara sahip olan anne babalar çocuklarının hiperaktif olduklarını sanmaktadırlar. Çocuğum hiperaktif mi?, Çocuğumda bir sorun mu var? gibi daha birçok soru işaretine sıkışıp kalmışlardır. Hiperaktivite ve hareketliliği ayırabilmek oldukça önemlidir; İlk ayrım hiperaktivite sorunuyla birlikte görülmesi muhtemel olan dikkat eksikliğidir. Bunun sonucunda DEHB ortaya çıkar. Dikkat eksikliği ile görülmezken sadece hiperaktivite olarak da görülebilmektedir. Sadece hiperaktivite olarak görüldüğü zamanlarda anne babalar çocuğum hareketli mi yoksa hiperaktif mi diye oldukça kuşku duymaktadır.

yaramaz ve hiparaktif çocuk

  • DEHB Nedir, Belirtileri Nelerdir?

DEHB ruhsal bir hastalıktır. Genellikle çocukluk döneminde ortaya çıkan dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunu birçok belirti göstermektedir. Dehb’in dikkat eksikliği, yani dürtüsellik anlamında belirtileri olmakla birlikte hiperaktivite anlamında da birçok belirtisi vardır. Bu belirtileri net olarak sağlamadıktan sonra kesinlikle bir teşhis koyulamaz. Ailelerin en büyük yanlışı benim çocuğum hiperaktif söylemi olmaktadır. Her çocuk hareketlidir ve enerjisini boşaltmak için koşar. Fakat hiperaktivite sorunu olan bireylerde hareketin yanında birçok olumsuz davranış da görülür.

  • Hiperaktif Çocukların Özellikleri 

Hiperaktivitenin bir sorun olabilmesi için bazı belirtilerin görülmesi gerekmektedir. Bu belirtiler görülmediği taktirde çocuk hiperaktiftir diyemezsiniz. Kesinlikle anne babalar olarak çocuğunuza hiperaktif damgası vurmayın.

  • Otururken sürekli kıpırdar sabit duramaz.
  • Motor takılmış gibi oradan oraya koşar.
  • Aşırı konuşma.
  • Sessizce oynama, sessizlik gerektiren işlerde zorluk çekme.
  • Bir yere gitmeye her zaman hazırlıklı olma.
  • Uygun olmayan yerlere uygun olmayan zamanlarda tırmanmak, koşmak.
  • Sabırsızlık
  • Sıra bekleyememe
  • Söz almadan konuşma
  • Başkası konuşurken sürekli araya girme

Bu belirtiler hiperaktivite sorununun ruhsal bir problem olduğunu kanıtlayabilmek teşhis edebilmek için gerekli olan belirtilerdir. Anne babalar çocuğum hiperaktif mi  sorusunu bu belirtileri gördükten sonra sormalıdır. Çocuğa teşhis koymak yerine en kısa sürede hastaneye giderek yardım almalıdırlar. Hiperaktivite sorunu tedavi edilebilir ve sonuç alınabilir bir ruhsal problemdir.

Devamını Oku

Okul Korkusu Nedir, Nasıl Aşılır?

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 6 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Okul korkusu, genellikle 0-6 yaş döneminde kendini gösteren Okul Öncesi Dönemi çocuğuna ait ruhsal problemlerden birisidir.  Aynı zamanda 7-11 yaşa kadar da devam edebilen okul korkusu nedir, nasıl aşılır gibi sorularımıza cevap olabilecek nitelikte bir yazıyı siz değerli anne babalar için hazırladık. Okul korkusu oluşma sebebi bakımından incelenecek olursa çok farklı yönlerden bu korkunun sebeplerini araştırmak gereklidir.

okul korkusu nedir ve nasıl aşılır

  • Çocuğum Öğretmeninden Korkuyor

Birçok anne babanın çocuğun okuldan korkmasının sebebinin aslında çocuğun öğretmeninden korkması olduğunu söylemektedir. Çocuğum öğretmeninden korkuyor ve okula gitmek istemiyor bu korkuyu nasıl yeneriz sorusu kafalarda beliriyor. Bu yüzden çocuğunuzun öğretmeninden korktuğuna emin olmalı ve neden korktuğunu sorgulamalısınız. Öğretmeni çocuğunuzu rencide edici, azarlayıcı, alay edici bir tavır sergiliyor veya çocuğunuza şiddet uyguluyor ise çocuğunuz öğretmeninden korkuyor olabilir. Bunun yanında öğretmen bunlardan hiçbirini yapmıyor olabilir. Çocuğunuz genel olarak bir öğretmen otoritesine karşı bir korku beslemiş olabilir. Aynı zamanda öğretmenin verdiği görevleri yerine getirememe korkusu yani özgüvensizlik de çocuğun öğretmen  korkmasına yol açabilecektir.

  • Çocuğum Okula Gitmek İstemiyor

Okul korkusu problemi görülen çocuk genellikle okula gitmemek için birçok bahane üretir. Bu bahanelerin en başında hasta olması, başının ağrıması, midesinin bulanması gibi sebepler gelir. Sabah kalktığında okula gideceğini bildiği için bundan kaytarmanın yollarını arayan çocuk genellikle ağlayarak anne babayı ikna eder ve okula gitmez. Bu sürekli olarak tekrarlıyorsa çocukta bir okul korkusu probleminin oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu korkunun aşılması için önce nedenini çocukla konuşmalı daha sonra okul ve öğretmenle konuşup psikolojik danışmana götürülmelidir.

  • Çocuğum Ödevlerini Yapmıyor, Çocuğum Ders Çalışmıyor

Okul korkusunun en büyük nedenlerinden birisi de çocuğun ders çalışmaması ve ödevlerini yapmamasıdır. Ödevlerini yapmadığı taktirde öğretmenin tavrının çocuğa olan etkisi çocukta bir okul korkusu oluşturmuştur. Sorumluluk bilinci eksik olan çocuklarda bu tür okul korkusunun gelişmesi oldukça doğaldır. Çocuğunuz evde ders çalışmıyor, ödevlerini yapmıyor ve ertesi gün okula gitmek istemiyor ise öğretmenin okulda vereceği tepkiden korkuyor olması muhtemel sebeptir.

  • Çocuğum Okuldan Korkuyor

Çocuğunun okuldaki dış etkenlerden korktuğunu söyleyen birçok aile vardır. Çocuk öğretmen, ders, müdür veya ders içi herhangi bir sebepten dolayı değil okul içeriside ona kötü davranan birinden, onu istemediği şeylere zorlayan birisinden veya onunla alay eden birinden dolayı okula gitmek istemiyor olabilir. Bu çocukta okul korkusunu tetikleyen dış etmenlerden birisidir. Bu yazımızda sizlere okul korkusu nedir ve nasıl aşılır gibi soruların cevaplarını vermeye çalıştık çocuğunuzdaki bu korkunun üzerine gidin ve ilgilenin.

Devamını Oku

Çocuklarda Beslenme Sorunları ve Çözümleri

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 5 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Çocuklarda beslenme sorunları günümüzde en sık gündeme gelen ve anne, babaların adeta işkence yaşadığı konuların başında gelmektedir. Çocuğum yemek yemiyor, çocuğum az yemek yiyor, çocuğum sürekli fast food ile besleniyor gibi daha birçok durumdan anne babalar oldukça şikayetçidir. Biz de nurfeza takipçilerimiz olarak siz anne ve babalara çocuklarda beslenme sorunlarına çözüm olabilecek öneriler sunmak için bu yazımızı hazırladık.

  • Çocuğum Az Yemek Yiyor

yemek yemeyen bebekler
Anne ve babaların yaptığı hatalar yüzünden düzensiz beslenme alışkanlığına sahip olan çocuklar vardır. Anne ve babalar çocuğu aç olmadığı halde zorla yemek yedirmeye çalışmaktadırlar. Diğer öğüne kadar acıkmasın düşüncesiyle bunu yapan aileler hem çocuğun yemek düzeninin bozulmasına hem de zorla yediği yemeğe karşı olumsuz bir tavır takınmasına sebep olacaktır.

  • Çocuğum Sadece Abur Cubur Yiyor

abur cubur yemek

Çocuklarında beslenme sorunu olduğunu söyleyen ailelerin çoğunluğunda görülen fast food ile beslenme sorununda şikayetçi olmalırıdır. Çocukları marketlerde gördüğü bisküvi, cips, çikolata vb. yiyecekleri yedikten sonra yemek yememe alışkanlığına sahip oluyor. Aile çocuğa otoriter bir tutum ile bu yiyecekleri yasaklamak yerine yemekten sonra bu yiyeceklerden sağlıklı olanları seçerek çocuklarına ödül niteliğinde vermelidir. Fakat ceza olarak kullanılmamalıdır.

  • Çocuklarda Yemek Yeme Davranışı

Çocukların metabolizması yetişkinlere oranla çok daha hızlı çalışır. Yetişkinler öğünlerde yeterli yemek yedikleri için acıkmadan kalabilirler. Çocuklar ise hem metabolizmaları hem de midelerinin genişliği açısından fazla yemek yemeye alışık değillerdir. Bu yüzden öğün aralarında da beslenmeleri gerekmektedir. Çocuğa öğünde baskı yapmak yerine öğün arasında da yiyebileceği ek gıdalar verirseniz daha sağlıklı olacaktır.

  • Çocuğum Hiç Yemek Yemiyor

Çocukların dünyasında herşey oyundan ibaret olduğu için çocuk yemek yerken birçok farklı şeyle ilgilenmektedir. Bu da ailelerin en çok şikayet ettiği konuların başında gelmektedir. Çocuklarda yemek kültürü oluşturmak ve yemeği zevkli hale getirmekle bu durumla baş edilebilir. Yemek kültürü oluşturmak için çocuğa yemek sırasında yediği yemeğin ona nasıl faydalı olduğunu günlük hayattan örneklerle açıklayabilirsiniz. Eğer o besinleri almazsa neler olabileceğini anlatabilirsiniz. Aynı zamanda yemek yemeyi küçük parmak oyunları ile zevkli hale getirebilirsiniz.

yemek yerken ağlayan çocuk ve bebekler
Bu yazımızda anne babalar çocuklarda beslenme sorunları ve çözümleri için aradıkları birçok sorunun cevabını alabilmiştir umarız. Çocuklarında beslenme sorunu görülen anne babalar önerilerimize dikkat ederek çocuklarındaki bu problemi giderebileceklerdir.

Devamını Oku

İnatçı Çocuğa Nasıl Davranılmalıdır?

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 5 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Bu makalemizi okuduktan sonra inatçı bir çocuğa nasıl davranılmalı ve inatçı coçuğa yaklaşım türlerini öğrenip inatçı olmayan sağlıklı çocuklar yetiştirebileceksiniz.

0-6 yaş dönemi çocuklara sahip olan anne babaların en çok şikayet ettikleri konuların başında çocuklarının inatçı olması yatmaktadır. Bu dönemde çocuklar bir varlık olarak dünyada kendilerini kabul ettirme çabası içerisindedirler. Psikolojik kuramlara göre de bu kabul ettirme benmerkezcilik, dünyanın kendi etraflarında dönmesi gibi ifade edilmektedir. Bu dönem çocukları her şeyin kendi istedikleri gibi olmasını o şekilde gerçeklemesini isterler. Bu durumun aksini iddia eden olduğunda ise ona tepkisi sert olur ve yapmak istemez. Anne babaların çocukların yapmakta veya yapmamakta ısrarcı olduğu konularda sert bir tavır takınmak yerine onları anlayıp dinlemeye çalışmaları gerekmektedir. İnatçı çocuk yetiştirmek istemeyen anne babaların yapmaları gerekenler;

-İnatçı bir çocuğa nasıl yaklaşılmalı ve davranılmalı

inatçı çocuk

  • Çocuğuz istemediğiniz ve kötü olarak gördüğünüz bir davranışı sürekli tekrarlıyorsa onunla inat etmeden bu davranışın altında yatan sebepleri araştırınız.
  • İnatlaşan çocukla çocuk gibi kavga etmek yerine onun neden bu şekilde davrandığını anlamaya çalışın.
  • Çocuklarınız ile aranızda rekabet yaratmayın. Bazen anne veya babadan birini kıskanan çocuklar olabilir ve bu yüzden inat ediyor olabilirler. Onunla konuşarak inatlaşmadan çözümler üretmeye çalışmalısınız.
  • İnat ettiği konularda onunla sürekli tartışmak veya bu konuları gündeme getirmek yerine bu durumu ona unutturacak farklı aktiviteler bulmaya çalışmalısınız.
  • Arkadaşları ile oyun sırasında inatlaşan çocuğa bu inadından dolayı kesinlikle kızmamalı veya onu kıracak bir tavır sergilememelisiniz. Yalnız kaldığınızda bu inadının ona ve çevresindekilere zarar verebileceğini uygun bir şekilde anlatmaya çalışmanız gerekmektedir.

Ailelerin inatlaşma konusunda çocuk gibi davranmamaları gerekmektedir. Eğer çocuk inatlaşıyor ise ona baskıcı bir tutum sergileyerek otoriter bir şekilde bir şeyleri kabul ettirmeye çalışmayınız. Çocuk her konuda sizinle inatlaşıyor ise bunun altında psikolojik bir sebep olabilir. O yüzden çocuğun ruh sağlığını da düşünerek hareket etmek gerekmektedir. Gelişim basamaklarına göre bazı dönemlerde çocuklar çok inatçı olabilir bazı dönemlerde hiç inatlaşmadan bir davranışı tekrar etmeye çalışmaz. Bu dönemler gelişimin içerisinde yer alır ve zamanla düzelir. O yüzden hiçbir zaman geçmeyeceğini düşünerek çocuğunuza kırıcı sözler söyleyip ona zorla birşeyleri kabul ettirmeye çalışmayınız.

Bu durumun aksi yönünde hareket ettiğiniz taktirde çocukta kendine karşı bir özgüvensizlik gelişebilir. Çocuk toplum içerisinde ve ailesinde değer görmediğini düşünerek mutsuz olabilir. Çocuğun davranışlarının otoriter bir tutumla bastırılmaya çalışılması onun karar verme becerilerini de etkiler. Zihinsel gelişiminin en yüksek olduğu 0-6 yaş döneminde çocuğa bu şekilde davranmak ona oldukça zarar verecek ve yaratıcı düşünmesine de engel olacaktır. Çocuklarınızın inat ettiği konularda onunla iletişim kurmanız ve bu konulara birlikte demokratik çözümler üretmeye çalışmanız ona değer verdiğinizi düşüncelerini önemsediğini göstermeniz çocuğunuz üzerinde olumlu bir etki bırakmanızı sağlayacaktır. Böylelikle inatçı bir çocuğa nasıl davranılmalı ve inatçı çocuğa yaklaşım çeşitlerini bildiğiniz için; inatçı olmayan sizlerle uzlaşan iletişimi iyi çocuklar yetiştirmiş olacaksınız.

Devamını Oku

Anne Babalar: Robot Çocuklar Yetiştirmeyin !

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 5 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Gelişen teknoloji ve beraberinde getirdiği yeniliklerden birisi de çocukların teknolojiye olan ilgisini artırdı. Çocukların internet, tablet, bilgisayar gibi gelişmiş teknoloji ürünlerine olan ilgilerinin artmasının ve bağımlılık derecesine gelmesinin ailelere rahatsız verdiği aşikardır. Çocuklarını otoriter bir tutum ile teknolojiden uzak tutmaya çalışmak ailelerin yaptığı hataların en başında gelmektedir. Çocuklara otoriter ve baskıcı, aşırı kuralcı bir tavır ile birşey yaptırmak adeta işkence yapmak gibidir. Bu yüzden aileler daha az kural ve sınır koydukları taktirde başarılı olabileceklerdir.

Çocuklarda teknoloji kullanımı nasıl sınırlanır?

Çocuklarda televizyon, tablet ve bilgisayar kullanımı

  • Çocuğunuzun ilgisi olan bilgisayar oyunu veya televizyon programının şiddet içerdiğini düşünüyor ve yaşına uygun olmadığını biliyorsanız bu oyunun veya programın kötü yönlerini çocuğunuza anlatmalısınız. Çocuğunuza onun sevebileceği, eğitici başka bir oyun tavsiye edip onunla birlikte oynayabilirsiniz. Başka bir çizgi film izleyebilirsiniz.
  • Çocuğunuz 0-6 yaş düzeyinde ise bu çağdaki çocukların soyut dünyadan habersiz olduğunu bilmeniz gerekiyor. Herşey somut ve gerçeklik olarak çocuğun kafasında yer eder. Bu da çizgi filmlerde görülen patlama, silah, dövüş sahnelerinin üzerinde bıraktığı etkinin gerçek olmasına yol açar. Bu tür programları çocuklarınıza yasaklamalısınız onun yerine başka bir çizgi film izletmelisiniz.
  • Bilgisayar, telefon ve tabletlere çocuklarınızın yüklediği oyunları sık sık kontrol ederek bu oyunların yaş düzeylerine uygun olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Eğer yaş düzeyinin üzerinde oyunlar oynuyorsa bu oyunlar yerine eğitici, yaratıcılığını artırıcı ve motor becerilerini destekleyici oyunlar oynamalarına öncülük etmelisiniz.
  • Bilgisayar,telefon ve tabletlere çocuk filtreleri olan güvenlik programları indirerek çocuklarınızın yanlış programlara internet sitelerine erişimlerini engellemelisiniz.

Ailelerin en büyük yanlışları ise çocuklarının bilgisayar,telefon ve tabletle oynamadıkları zaman sessiz olmalarıdır. Aileler bu sessizlikten oldukça memnun durumdadırlar. Fakat çocuklarına bilmeden en büyük kötülüğü yaparlar. Çağımızın robot çocuklarını yetiştimektedirler. Çocuklar internet, telefon ve televizyon karşısında belirli saatler arasında vakit geçirmelidir. Bu saatler de günde ortalama 2 saati geçmemelidir. Sürekli değil ara vererek oturup oyun oynamalıdırlar veya çizgi film izlemelidirler. Çocuk  inat ettiğinde onunla gerçek oyunlar oynanıp, dışarı çıkılmalı, parka gidilmelidir. Aileler bu tür aktiviteler ile çocuğun ilgisini başka yönlere çekmelidir.

Devamını Oku

Hamilelikte Dikkat Edilmesi Gerekenler

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 3 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Hamile bayanların aklına en sık gelen  sorulara cevap vermeye çalışacağız. Hamilelikte neler yapılmalı, neler yapılmamalı, hangi besinler tüketilmeli, hangileri tüketilmemeli gibi daha birçok soru hamile bayanların aklına gelen sorulardır. Bu sorular cevap aramakla birlikte hamile bayanlara önerilerimiz olacak.

hamilelikte dikkat edilmesi gerekenler

Hamilelik Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir;

  • Anne adayları asla yemek seçmemelidir. Doktor tavsiyesi ve hamilelikte gerçekten bebeğe faydası olduğunu düşündüğü besinlerden yeteri kadar tüketmelidir. Hamile bir bayanın yediği kanına karışarak bebek ile arasındaki bağ olan kordondan çocuğa geçecektir. Böylece anne ne yiyorsa çocuk da onu yemektedir.
  • Anne adayları sigara ve alkol gibi zararlı alışkanlıkları hamilelik döneminde bırakmalıdır. Çocuk annenin psikolojik, biyolojik ve fizyolojik olarak benzeri özellikler barındırır. Yani annenin zararlı alışkanlığı çocuğun sağlığını kötü yönde etkilemektedir. Hamile bayanlar sigara ve alkol gibi alışkanlıklardan uzak durmalıdır. Birçok beyin fonksiyonu hasarı hamilelikte sigara vealkol kullanımının etkisinden ortaya çıkmaktadır. Anne ve babalar bilmeyerek hayatlarının en büyük hatasını yapmakta ruhsal ve zeka yönünden problemli çocuklar dünyaya getirebilmektedir.
  • Hamile bayanların uzak durması gereken ortamlar ve içinde bulunması gereken ortamlar da bulunmaktadır. Bu ortamlardan huzurlu ve güvenli bir aile ortamını ele alabiliriz. Bir bebeği annenin psikoloji etkileyeceği için anne güvenli ve huzurlu bir aile ortamında çocuğunu dünyaya getirirse o çocuğun ruhsal olarak iyi durumda olacağını söylemek mümkündür. Fakat aile ortamı kavga, gürültü, kargaşa barındırıyorsa ve anne bu durumdan olumsuz etkileniyorsa çocuk da bu durumdan etkilenecektir.
  • Hamilelikte bilim adamları tarafından çocuğu etkileyen kanıtlanmış birçok etken de bulunmaktadır. Müzik kültürü, sanat ve dil gibi etmenler. Hamilelik döneminde Klasik müzik dinlemek birçok uzman tarafından tavsiye ediliyor ve çocuğun doğumdan sonraki hayatı boyunca müziğe bakışını olumlu etkileyeceği söyleniyor. Çeşitli sanat dallarıyla ilgilenen ailede dünyaya gelecek olan çocuğun hem hamilelik döneminde hem doğumdan sonra bu durumdan etkileneceği bilimsel olarak kanıtlananlar arasındadır. Birçok anne baba çocuklarına hamilelik döneminde ingilizce müzik, ingilizce harf, sayı gibi konularda doğumdan sonra adapte olması için dinletmekte ve uzmanlar tarafından da tavsiye edilmektedir.

 

 

Devamını Oku

Çocuğunuza Mahremiyet Eğitimi Verin

Çocuk ve Bebek Gelişimi kategorisine 3 Temmuz, 2015 tarihinde eklendi

Günümüzde mahremiyet kavramı toplum içerisinde çok az gündeme gelen ve hem İslam dini hem de ahlaksal açıdan kötü durumda olduğumuzu akla getiren bir kavramdır. Mahremiyet eğitimi nedir, mahremiyet eğitimi nasıl verilir? gibi soruların cevaplarını bu yazımızda arayacağız.

Mahremiyet Eğitimi Nedir?

Mahremiyet herhangi bir kişinin kendi vücudunu tanıması bilmesi ve mahrem olduğunu düşündüğü yerlerini koruyabilmesidir. Mahremiyet eğitimi her ailenin küçük yaşta çocuklarına benimsetmesi ve onlara kazandırması gereken eğitimlerin başında gelir. Mahremiyet eğitimi vermek için bu konuda aşırı bilgili olmaya gerek yok. Mahremiyet eğitimi verilmeyen çocukların ileride cinsel istismara uğradığında tepkisiz kalma, tacize uğradığında anlatamama gibi sorunları ortaya çıkmaktadır. Mahremiyet eğitimi almayan bir çocuk bedeninin yalnızca kendisine ait olduğunu kavramada güçlük çeker. Fakat bu eğitim çocuğa verilmiş ise çocuk bedeninin kendisine ait olduğunu ve kimsenin izinsiz bir şekilde bedenine dokunamayacağını öğrenir. Mahremiyet eğitimi çocuklara günümüzde yaygınlaşan cinsel istismar,taciz,tecavüz gibi çirkin olaylardan korunmaları için muhakkak verilmesi gereken eğitimlerin başında gelmektedir. Çocuklar 0-6 yaş döneminde somut işlemler döneminde oldukları için soyut duyguları tam olarak anlayamazlar. Karşısında ona dokunan kişinin kötü niyetli olup olmadığını anlamakta güçlük yaşarlar.

utanankiz2

Mahremiyet Eğitimi Nasıl Verilir?

Mahremiyet eğitimi de diğer öğretilen bilgiler gibi çocuklara oyun yoluyla kazandırılır. Mahremiyet eğitimi verirken çocuklarla kukla oyunları, vücudun bölümlerini tanıma, maketler ile vücut oyunu gibi birçok farklı oyun oynanabilir. Aileler için ise mahremiyet eğitiminden bahsedecek olursak; anne babaların en büyük yanlışlarından yola çıkarak mahremiyet eğitiminin nasıl vereceğini anlatacağız.

  • Çocuklarınızı sokak ortasında soyup, giydirmeyin. Çocuklar toplum içinde sürekli olarak soyunup giyindiğinde bundan utanmamaya ve normal bir şey olduğunu sanmaya başlar.
  • 7 yaşından sonra çocuğunuzla birlikte banyoya girmeyin, girseniz bile çocuğunuzun genital bölgeleri kapalı durumdayken yardımcı olun.
  • Çocuğunuza yabancı kavramını tam anlamıyla öğretin. Yabancı birisinden herhangi bir yiyecek, içecek, oyuncak gibi şeyler almamasını söyleyin.
  • Çocuğunuza onun vücuduna izin almadan sizin bile dokunmamanız gerektiğini anlatın. Mahrem yerlerine, cildine izinsiz olarak dokunan kim olursa olsun kötü niyetli olduğunu anlatın.
  • Çocuğunuzun park, otopark vb. topluma açık yerlerde tuvaletini yapmasına engel olun ve bu konuda desteklemeyin. Çocuk toplum içerisinde mahrem yerlerinin görünmesinden bir süre sonra rahatsız olmamaya başlar.
  • Çocuğunuz ile aynı odada uyuyorsanız  eşiniz ile cinsellik anlamında her şeyden uzak durmaya dikkat ediniz. Çocuklar bunları taklit edebilmektedir.
  • Genel itibariyle çocuklara mahremiyet eğitimi verirken onlarla konuşmalı, bedenlerinin farkında olmalarını sağlamalı ve mahrem bölgelerini tanımalarına yardımcı olmalıyız. Çocuklarımızın ahlaki ve topluma uygun olmayan davranışları içselleştirmesine, normalleştirmesine müsaade etmemeliyiz.
Devamını Oku