Tesettür Beyaz Pantolon Kombinleri
Evde Yoğurt Yapımı Yoğurt Nasıl Mayalanır?
Uzun Etek Kombinleri
Islak hamburger nasıl yapılır?

Bizans Dönemi İstanbul Kiliseleri

Güncel Kadın Blogları Temmuz 5, 2015

Merhaba Nurfeza takipçileri bu yazımızda sizlere Camiiye çevrilen bizans dönemi kiliselerini, nasıl çevrildiklerini, tarihçelerini ve camiiler hakkında bilgiler vermeye çalışacağım.

Kilise, manastır, camii vb. birçok isimle anılan kısacası insanın içinde inandığı şeyi asıl yaşattığı mekanlar geçmişten günümüze değişime uğrayarak gelmiştir. Farklı dönemlerde farklı medeniyetlere, farklı kültürlere ve farklı inançlara ev sahipliği yapmış ibadethaneler tek ortak amaç için vardır; bedenden ayrı olan ruhaniyetin asıl ait olduğuyla buluşması, konuşması.

Ortadoğu ve Avrupanın göz bebeği olan uğruna nice kanların döküldüğü, nice kellelerin kesildiği ve nice efsanelerin süregeldiği yüzyıllardır ilk günki canlılığıyla yaşayan şehir İstanbul’da birçok dinin merkezidir aslında. İbadethanelerinde başkentidir bu şehir. Konstantinopolis, Kostanniyye, Dersaadet, Stanpolis, Asitane, Darülhilafe, Makarrı Saltanat isimlerinin yaşadığı şehir burası. Cumhuriyetin İlanından sonra ‘İstanbul’ adını almış, dünyaya nam salmış şehir. Fatih’in fethi için gemileri karadan yürüttüğü, Peygamberimiz (SAV) yüce hadisine nail olmak için canını meydanlara sürenlerin şehri.

Bu şehir geçmişte çanların çalındığı şehir, şimdiyse gök kubbeye ezan seslerinin eda edildiği şehir. Bu şehir değişimlerin şehri, bu değişimlerden en büyüğünü de günde 5 vakit içinde namazların kılındığı, Kuran’ın okunduğu camiiler yapmıştır. Nasıl mı ?

KİLİSELERİN CAMİYE ÇEVRİLMESİ

İstanbul’un fethinden hemen sonra Fatih Sultan Mehmet  yaşadığı dini şehrine de aksettirdi. Tarihi yarım ada hariç kuşatılmış marmara bölgesindeki, şuan ki İstanbul sınırları içindeki birçok kilise camiiye çevirip islam ibadetine açmıştır. Tarihi yarım adanında fethiyle şehrin birçok yerinde bulunan farklı dinlere mezcup ibadethaneler camii oldu. Şuan belki içinde ibadet ettiğimiz, ziyaret ettiğimiz, namaz kıldığımız bu camiiler eskiden farklı bir dinin ibadethanesiydi. İstanbul’un kalbi atışını çan sesleri yerine ezan seslerine bıraktı. Gelin bu ibadethanelerimizi birde yakından öğrenelim.

İMRAHOR İLYAS BEY CAMİİ (454 – STUDİOS MANASTIRI)

tarihi imrahor ilyas bey cami

Her ne kadar bu dönemde duvarları kalmış olsada, Osmanlı döneminde şehrin en büyük camiilerinden olan İmrahor İlyas Bey Camisi II.Bayezid döneminde İmrahor İlyas Bey tarafından camiye çevrilmiştir.Yedikule’dedir, Doğu Roma döneminde yapılmıştır, Eski dönemde Vaftizci Yahya Kilisesi olarak bilinmektedir. Aslında Studios Manastırının bir kısmıdır. Ne var ki Osmanlı döneminde kilise özelliğinin yitirmiştir. Yangınlarda ve depremlerde büyük hasar görmüş daha sonra çatısı çökmüştür.Ama hala görkemi yerindedir.

MOLLA FENARİ İSA CAMİİ (908 – LİPS MANASTIRI )

molla fenari isa camisi tarihi

Bir zamanların Ortodoks Kilisesi olan Molla Fenari İsa Camii, Fatih’te bulunan bu ibadethane II.Bayezid döneminde camiiye çevrilmiştir. Camii dönemindeyken büyük bir yangın atlatmış ve büyük ölçüde hasar görmüştür. Cumhuriyet döneminde Amerika Bizans Toğluluğu tarafından onarım ve bakım uygulanmıştır.Ve günümüzde halen camii olarak ibadete açıktır.

BODRUM MESİH ALİ PAŞA CAMİİ ( 920 – MYROLEİON KİLİSESİ)

mesih paşa cami eski ve yeni

Laleli’de bulunan Doğu Roma tarafından inşaa edilen yapıdır. 10. yüzyılda Myrelaion Manastırı’nın kilisesi olarak İmparator Romanos Lekapenos tarafından yaptırılmıştır. İstanbul’un fethinden sonra II. Bayezid döneminde Sadrazam Mesih Paşa tarafından camiye çevrilip Mesih Ali Paşa Camii adı verilmiştir.

ESKİ İMARET CAMİİ ( 1081-1087 – Pantepoptes Manastırı Kilisesi )

2015 imaret camisinin fotoğafları

Doğu Roma tarafından yapılan eski imaret camii pantepoptes manastırı kilisesi, Zeyrek semtinde bulunmaktadır. Kilise Komnenos hanedanının kurucusu Aleksios Komnena tarafından yaptırılmıştır. Fatih Sultan Mehmet zamanında medrese hizmeti veren Zeyrek Camii’nin imarethanesi olarak kullanılmıştır. Fatih medreseleri yapılınca cami olup Eski İmaret Camii ismini almıştır.

KALENDERHANE CAMİİ (6-12 YY. AYİOS THEODOROS )

kalender camisi fotosu

Doğu Roma döneminde yapılan bu ibadethane, İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet bu ibadethaneyi Kalenderi dervişlerine verdi. Dervişler döneminde yapı medrese yani Kalender evi olarak kullanılmaktaydı. 18. yy gelindiğinde ise Babüssaade Ağası tarafından camiiye çevrilmiştir. Bu yapıda büyük bir yangın geçirmiş, minaresi çökmüştür. Harap olan bu durumdan sonra kullanılmamaktaydı. 1968 yılında ise restore edilen Kalenderhane Camii tekrar ibadete açılmıştır.Vefa semtinde bulunmaktadır.

ZEYREK CAMİİ (1136 – Pantokrator Manastırı Kilisesi )

fatih zeyrek cami fotoğraflari

Fatih’in Zeyrek semtinde bulunan bu eski kilise Doğu Roma döneminde yapılmıştır. İstanbul’un fethinden sonra ilk medrese burada açıldı. Zeyrek Camii ismini müderrisi olan Zeyrek Mehmet Efendi’den almaktadır. Yeni medreselerin yapımıyla burası kapandı ve camiye çevrildi. Aynı zamanda bu yapı Ayasofyadan sonra ayakta kalan en büyük eski kilise olma özelliğini korumaktadır. Şuan sadece güney kısmı ibadete açıktır.

Bunlar dışında Fethiye Camii,  Gül Camii, Vefa camii’de kiliseden camiye dönüştürülmüştür. Bazı kiliselerde Osmanlı döneminde  camiiye fakat Cumhuriyet döneminde ise müzeye çevrimiştir. Bu yapılar arasında en önemli olanı ise şüpesiz ki Ayasofya’dır.

AYASOFYA MÜZESİ

tarihi müze ayasofya camii

Bizansın gözdesi, halen yaşayan bir zamanın görkemli kilisesi Osmanlının İstanbul’u fethinden sonra camiiye dönüştürülen bu yapı Cumhuriyet döneminde ise müzeye çevrilmiştir. Günümüzde ise insanları iki farklı düşünceye sürüklemiştir. Bir kısmımız tekrar camii olarak kullanılmasını isterken bir kısmımız müze olarak kalmasından yanayız. 2014 yılında ise camii olması için Ayasofya Meydanında büyük bir topluluk sabah namazı kılmıştır.

AYASOFYA MEYDANINDA SABAH NAMAZI VE TEKRAR CAMİİ OLARAK İBADETE AÇILMASI İÇİN DUA

İstanbul’un fethinin 562. yıldönümü nedeniyle Anadolu Gençlik Derneği tarafından düzenlenen etkinlikte Mescid-i Aksa Müezzini Firas Gazzaz sabah ezanını okudu, ardından Mekkeden gelen Kabe İmamı Seccad Mustafa tarafından sabah namazı kıldırıldı. Dualar ise Ayasofya’nın tekrar camii olmasıydı. Genciyle yaşlısıyla gece yarısından itibaren meydanı dolduran halk bu eşsiz hazzın tanığı ve uygulayıcısı oldular.Eller açılıp hep birlikte yağan şiddeti yağmur altında amin dediler.

Müze olarak kalmasını isteyenlere saygı göstererek Camii olması için dua edenlerin duasına bizde Aminlerimizi katıyoruz. Görüyoruz ki ne ibadethaneler değişerek şehirden bir değer kayboluyor ne de şehrin görkemi bozuluyor. Dualar tek bir Yaratıcıya ediliyor. Yerler ve zamanlar değişse bile.

Editör: İrem YILMAZ

Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen ve argo yazılan yorumlar kabul edilmez. İyi niyetli yapılmayan yorum sahipleri uzaklaştırılır. Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Facebook Yorumları;