"Sağlıklı Yaşam" Kategorisi

Yoga Nedir ve Nasıl Yapılır?

Güzellik Sırları kategorisine 27 Mart, 2017 tarihinde eklendi

Son zamanlarda herkesin artık yapmaya başladığı yogayı bugün nurfeza okurlarıyla paylaşacağız. Bir çok yararı bulunan yoga nedir ve nasıl yapılır ve yararları nelerdir en ince ayrıntısına kadar bahsedeceğiz.

Şuan için en yararlı olarak bilinen bu yöntem doğru nefes almanızı sağlarken hemde ruhsal açıdan rahatlamanızı da sağlar.  

Yoga nedir?

Devamını Oku

Vücut Tipine Göre Kilo Verme Yöntemleri

Diyet kategorisine 15 Mart, 2017 tarihinde eklendi

Kilo vermek hepimizin aklında olan bir şey her zaman diyete başlayıp bıraktığımız belki de bir türlü sonunu getiremediğimiz yöntemlerden biri. Şimdi kilo vermeye farklı bir açıdan bakmayı deneyelim.Vücut tipine göre kilo verme yöntemleri konumuzda aslında yapmanız gereken hareketleri vücudumuzun şekline göre seçmemiz gerektiğini öğreneceğiz.

Devamını Oku

Depresyon Belirtileri Nelerdir? Depresyon Tedavisi Nasıldır?

Sağlıklı Yaşam kategorisine 5 Mart, 2017 tarihinde eklendi

Çağımızın yaygın hastalıklarından biri olan depresyon tedavisi hakkında bilgiler verelim. Bugün sizlerle depresyon belirtileri ve tedavisi hakkında konuşalım.  Depresyon nasıl tedavi edilir? Öncelikle, ilaca bağlı etkilerin ne olduğunu bilmek gerekiyor. Her hastada farklı tepkilerin olması kadar, aynı hastalığı taşıyan insanlarda ilaç kullanımı mümkün olabilmektedir. Psikoterapi ve benzeri uygulamaların da etkili olduğunu söyleyebiliriz. Hangi dozajda ne kadar kullanmanız gerektiğini doktorunuzdan öğrenebilir ve bilinçli bir şekilde hareket edebilirsiniz. Tedaviniz esnasında ve sonrasında hekiminizle irtibatı kesmemelisiniz. Kontrollerinizi yapmalı ve uzun vadede sağlığınıza dikkat etmelisiniz.

Devamını Oku

Şeker Hastalığı (Diyabet) Belirtileri ve Tedavi Yolları

Sağlıklı Yaşam kategorisine 30 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Çağımızın yaş fark etmeksizin hemen hemen herkes de görülen hastalığı diyabet hastalığından bahsedeceğiz. Genel olarak şeker hastalığı belirtileri nelerdir? şeker hastalığı tedavisi nasıl yapılır? konularını ele alacağız. Aynı zamanda diyabet çocuğa geçer mi? – nasıl oluşur? – çeşitleri nelerdir? gibi merak edilen tüm sorulara cevap vereceğiz.

Konu Başlıkları:

  1. >> Şeker hastalığı nedir?
  2. >> Şeker hastalığı nasıl oluşur?
  3. >> Diyabetin çeşitleri nelerdir?
  4. >> Şeker hastalığı çocuğa geçer mi?
  5. >> Şeker hastalığı belirtileri neler?
  6. >> Şeker hastalığı tedavi yolları nelerdir?

şeker tüketimi

1-Şeker hastalığı nedir?

Şeker hastalığı kısaca; kanda glikozun artması sonucu idrarda şeker bulunması, çok su içme, çok yemek yeme ve çok işemeyle belli olan bir hastalıktır.

Şeker en sık görülen metabolizma hastalıklarından biridir. İlk olarak şeker hastalığının 1674 de Willis buldu. 1846’da Claude Bernard merkezi sinir sistemini zedeleyerek glikozu meydana getirdi. 1877’de ise şeker hastalığının pankreas bozukluğundan ileri gelebileceğini öne sürüldü. Daha sonra şeker hastalığında yokluğu görülen maddenin pankreastaki Langherhans adacıkları tarafından salgılandığı bulundu. Bu madde ise sonradan 1922’de insülin olarak kullanıldı. İnsülin buluşu öldürücü olan bu hastalığın sonucunu tamamen değiştirdi. Tabii ki ilerleyen zamanda beraber insülinde gelişmeler olup yenilikler yapıldı şekeri düşürmek için başka maddeler eklendi.

2-Şeker hastalığı nasıl oluşur?

Şeker hastalığının esası protein ve yağlar la beraber önemli bir enerji kaynağı olan glikozun kullanılmasındaki bir bozukluktur. Bu bozukluk bir sinir lezyonundan  hipertiroidinden hiperkortisizmden pankreas yetersizliğinden ve nihayet glikozun hücrelerde kullanılmasındaki bir bozukluktan ileri gelebilir.

3-Diyabetin çeşitleri nelerdir?

Şuan için bilinen şeker hastalıkları Tip1 ve Tip 2 olarak adlandırılmaktadır tıp 1 şeker hastalığı vücudun insülin üretmemesinden dolayı oluşan Tip 2 ise üretilen insülinin kullanılan mamasından dolayı oluşan diyabet hastalığıdır.

Keton gibi asit cisimlerin fazlalığı asidoketoza açar. Bu yüzden hasta diyabet komasına kadar gidebilir. Özet olarak hafif diyabetle ağır diyabet arasındaki fark şeker metabolizmasındaki bozukluğun derecesinden ibarettir. Hafif şeker hastalığı tehlikesizdir. Çünkü vücudu bitkinliğe götürmez hasta iyi yer ve içer zayıflamaz. Fakat şeker hastası olmayan aynı durumdaki şahıslara kıyasla enfeksiyona daha fazla elverişlidir.

4-Şeker hastalığı çocuğa geçer mi?

Soydan geçme bir etken şeker hastalarının akrabalarında sık bulunan gizli bozukluklar ve devamlı olarak fazla besin almadığımı hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Şeker hastalığı anne veya babada tip1 ve tip2 diyabetin bulunmasından dolayı geçme oranı yüzde 2 ila yüzde 25 oranındadır. Eğer anne ve babada ikisinde de şeker hastalığı bulunuyor ise çocuğa geçme oranı yüzde 50 civarındadır.

5-Şeker hastalığı belirtileri nelerdir?

işte şeker hastalığı belirtileri

İşte 5 maddede açıkladığımız şeker hastalığı belirtileri.

     1.  Sık idrara çıkma

Glikoz kullanılmasında azalma olduğundan vücutta şekeri ayarlayan sistem kan şekerini yükseltir. Kan şekeri normal olarak litrede 1 gramdır. Kan şekerinin yükselmesi şekerin hücrelere girmesini sağlamak içindir. Böylece kan şekeri litrede 3 grama yükselebilir. Hatta daha da fazla olabilir. Böylece glikozun böbrek yolu ile atılma eşiği aşılır. Şeker kaybı önemli derecede ise fazla idrara çıkmaya sebep olur idrarın fazlalaşması vücuttaki tuzların da azalmasına sebep olur.

     2. Kilo kaybı

Vücuttaki tuzun azalması iştahınızı ve su içme isteğinizi arttırır. Bu belirtilerin olmasına rağmen kilo kaybı başlar glikoz eksikliği belli bir dereceyi aşarsa organizma artık glikoz yerine yağların ve proteinleri kullanmaya başlar. Bu da kilo kaybına sebep olur.

      3. Aşırı susama

Kandaki fazla glikozun dışarı atılması için vücudun çok fazla suya ihtiyacı olabilir. Bu da şeker hastalarında çok fazla susama bununla beraber ağız kuruluğu yapabilir.

      4. Görme bozukluğu

Şeker hastalığının diğer insanlara oranla görme bozukluğu yaşama riski hatta kör olma riski yüzde 25 daha fazladır. Bunun sebebi ise gözlerdeki damarlarda oluşan kanamadan ve sızıntılardan dolayıdır.

       5. İyileşmeyen yaralar

Şeker hastalığının getirdiği damarlardaki sorunlardan dolayı yaraların daha geç iyileştiği görülmektedir. Normal bir insanda sıradan bir yara en fazla üç hafta kadar iyileşme gösterirken şeker hastası birinde bu süre 6 haftayı geçebilir. Genelde en çok ayaklarda görülen bu tür yaralanmaları önceden teşhis edip tedavisi yapılmalıdır.  Teşhis de genç kılınan yaralar için bazı durumlarda tamamen organ iptal edilip kesilme durumu ne kadar geline biliyor.

Bununla beraber şeker hastalığı insülin tedavisi yapılmazsa bir kilo kaybı fazla idrara çıkma iştahsızlık zayıflama uyuklama gibi çeşitli bozuklukları ve komaya sebep olarak ölüme kadar götürür.

6-Peki Şeker hastalığı tedavisi nasıl yapılır? Mümkün mü?

adacık nakli

Şeker hastalığı tedavisi aşağıda belirttiğimiz fizyopotolojik verilere göre yapılır.

       a-Beslenme rejimi

Beslenme değişimi Tedavinin başlıca unsurudur gıda rejiminde aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilmelidir besinler herhangi bir eksikliği önlemek için yeterli derecede çeşitli ihtiyacı karşılayacak kadar bol olmalıdır. Fazla yağ tüketilmemeli Dolayısıyla karbonhidratlar azaltılmalıdır.

       b-İnsülin tedavisi ve hap tedavisi

İnsülin tedavisinde ve ilaç tedavisinde dikkat edilecek noktalar vardır bir çok şeker hastasına gerçekte etkisi olmayan ilaçlar verilmektedir. Hafif şeker hastalarında faydasız olan ve hastayı boşuna masrafa sokan bu ilaçlar ağır hastalarda etkili ilaçların uygulamasını geciktirme bakımından üstelik zararlı da olur.

Bugün elimizde iki aktif ilaç vardır insülin ve bazı sülfamitler… İnsülin protein tabiatın da bir hormon olduğundan sindirim yoluyla tahribe uğrar. Bu nedenle bu durumdaki bir hastaya uygun dozda ayarlanmalı ve sıklıkla enjekte edilmelidir. Kesinlikle alışkanlık söz konusu olmamalıdır.

İnsülin kullanılması ihtiyaca cevap verir ihtiyaç yaratmaz. Hap kullanımı ise aksine sabit etkisi yoktur Buna karşılık Ağız yoluyla alınabilmesi çok büyük avantajdır Bu ilaçlarla orta şiddetli şeker hastalığında denge sağlanabilir.

       c-Şeker Hastaları İçin Egzersizler

İyi bir egzersiz ile vücuttaki kan şekeri oranını normal düzeyde tutabilirsiniz.

Buna göre şeker hastalığının hiçbir gerçek çözümü yok . Bu süreç sadece kötüye doğru ilerlemek yavaş yavaş organları bozarak şiddetini arttırarak devam etmek zorunda.

Burada da teorik olsa da bu programların yetebileceğinden bahsediyoruz gerçekten de inanılmayacak bir şeyden bahsettiğimiz düşünüyor olabilirsiniz bu mantığımızı ve şu ana kadar bildiklerimizi çok zorlayan yepyeni bir fikir.

Bütün şeker hastalıklarının iyileşecek gibi bir iddiam olduğu düşünülmesin. Ancak dünyada birtakım yöntemlerle bu travmaları çözen insanların mucizevi bir şekilde insülin iğneleri ne bir kenara koyarak hayatlarını devam ettirdiği birçok vaka mevcut.

Zira Son 20 yıl içerisinde birtakım yöntemlerle travmalar daha etkili olarak beyinden temizlene biliyor. İşte bu yüzden dünyada bu mucizeleri yaşatan birçok insan var.

Özellikle de Tip 2 olarak ilerleyen yıllarda ortaya çıkan şeker hastalıklarında durumu tetikleyen travmayı bulup beyinden temizleyerek bu hastalıktan kurtulmak mümkün. Bulunması gereken travma, sorun başkalamadan bir kaç sene öncesine kadar yaşanmış olmalı.  Erkekler için travmanın özelliği korkulan ve direnç gösterilmesi gereken şoklar kadınlar içinse korkulan ve içinde iğrenme durumu bulunan travmalardır.

Tabii ki bu özellikteki herhangi bazen travmaların bulunarak temizlenmesinden değil beyinde biyolojik programı başlatan olayın temizlenmesinden bahsediyoruz. Bu arada hangi yöntemle olursa olsun şeker hastalığına psikolojik açıdan özellikle de ona tramvayları temizleyerek çözüm bulmaya çalışan insanların çok dikkatli olmasında yarar olduğunu söylememiz gerekiyor. Zira iyileşme krizleri oldukça şiddetli olabilir bu açıdan böyle bir karar alınacaksa bile bunun kesinlikle ama kesinlikle sıkı doktor gözetimi altında yapılmasının şart olduğunu söylemeliyiz.

       d-Adacık Nakli

Adacık nakli, tip 1 şeker hastaları için uygulanabilecek deneysel bir prosedürdür. Henüz adacık nakli yapacak bir hastane bulunmamaktadır. Bilim dünyası bu konuda var gücüyle çalışıyor. Şeker hastaları ise umutla bekliyor.

Son olarak çağın en gözde hastalığı olarak bilinen şeker hastalığı belirtilerine dikkat ederek erken teşhisin önemini unutmamalıyız.

Devamını Oku

Güneş Lekeleri Nasıl Geçer? Ne İyi Gelir?

Güzellik Sırları kategorisine 26 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Genellikte yaz aylarından izi kalan güneş lekeleri nasıl geçer? Güneş lekelerinin tadavi ve korunma yöntemleri nelerdir?

güneş lekesi tedavisi

güneş lekesi tedavisi

Yaz ayından yeni çıkmış olmamıza rağmen halen güneşin etkilerinden dolayı cildimizde güneş lekeleri olabilmektedir. Bir müddet sonra müdahale edilmediği zaman cilt lekelerine kadar gidebilen bu sorunların önüne geçebilmek için doğal tedavi yöntemleri ile sorunların önüne geçebilirsiniz. Özellikle yüz bölgesindeki lekeler oldukça can sıkıcı bir durumdur. Cilt lekesi olarak tanımlanan güneş lekeleri kahverengi pigmentlerden oluşan güneş ışını izleridir. Aslında bir tehlike unsuru olarak görülebilecek olan bu lekeler deride belirgin şekilde görülmektedir. Hassas bir cilde sahip olanların bu lekeler ile karşılaşması daha büyük bir ihtimaldir. Açık tenli olan bayanlarda ve erkeklerde de bu oran daha yüksek olmaktadır. Kollar, göğüs ve yüz bölgesi güneşi en çok alan alanlar olduğu için lekelerin buralarda yoğunlaştığına da şahit olabiliriz.

Güneş Lekesi Nasıl Tedavi Edilir? Nasıl Geçer?

İlk olarak bu konuda bir uzman ile görüşmeniz gerekmekte ve gerekli olan her tahlilin yapılmasına olanak tanımalısınız. Kontrollü olarak bu lekelerin önüne geçebilmek önemlidir. Hemen ilk etapta güneş lekelerinin hangi katmanda olduğu ve deriyi nasıl etkilediği üzerinde durulmaktadır. Deride bulunduğu yere göre tedavi uygulanacaktır. Bu lekelerin yok olmasına uygulanan tedavi yöntemlerinin başında peeling uygulaması gelmektedir.

Üst tabakada da olsa alt tabakada da olsa mutlaka doktor eşliğinde bu kontrollerin yapılması ve tedavinin uygulanması mümkündür. Peeling mutlaka bir uzman tarafından cildinize uygulanmalıdır. Çünkü kontrollü olarak uygulanmadığı zaman kimyasal maddeler sebebi ile cildinize ve vücudunuza daha büyük zararlar verebilir.

Güneş Lekelerinden Korunma Yolları

Öğle saatleri güneş ışınlarının dik geldiği ve insan derisine en çok zarar dokunduğu zamanlardır. Hem cilt lekesi

güneş kremi

güneş kremi

hem de havale gibi hastalıkların oluşumu hep bu saatlerde olmaktadır. Bunun yanında zararlı ışınlar sebebi ile cilt kanseri riski bile sizi bulabilir.

  1. Güneşe çıkmadan hemen önce mutlaka güneş kremi sürmelisiniz.

  2. Aynı zamanda güneşlenmek istediğiniz zaman da yanınızda mutlaka yine fazladan bir şapka ve krem bulundurmalısınız.

  3. Gerekirse güneşlenmek için akşamüzeri saatlerini takip ediniz.

  4. Üstelik krem seçiminde de yüksek faktörlü olan kremleri tercih etmeyi de ihmal etmemelisiniz.

  5. Yaz ayından sonra cildinizde leke kaldığını görürseniz ihmal etmeden hekime danışmalısınız.

Devamını Oku

Alzaymır Hastalığı (Alzheimer) Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Sağlıklı Yaşam kategorisine 26 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Bu makalede unutkanlık hastalığı olarak bilinen alzheimer nedir? Alzheimer’ın belirtileri ve tedavi yolları nelerdir anlatacağız.

alzheimer hastası adam ve kızı

alzheimer hastası adam ve kızı

Dünyaca tanınan birçok uzman hekim son zamanlarda alzheimer hastalığı ile ilgili önemli bir ayrıntıya parmak basmıştır. Kanserin tedavi edilebilir ve belki de ileri ki yıllarda yok edilmiş bir hastalık olduğunu anlatmaktadırlar. Günümüzde bunun için özel olarak çalışmalar yapıldığı bilinmektedir. Buna ek olarak farklı birçok hastalık için de tedavilerin yakın zamanda tanıtılacağını söylemektedirler. Mesela Alzheimer hastalığı da böyle bir tedavi için kapıda bekleyen hastalıklardandır. Alzheimer hastalığının bir çeşit demans olduğunu belirten uzmanlar nöronların hareketlerini izlediklerini de belirtmiştir. Demans tıp dilinde unutkanlık demektir. Alzheimer ise bu kadar farklı durumları bile unuttuğunu bilmek demektir. Bu hastalık çok nadir olarak gen yolu ile aktarılmaktadır.

Alzheimer” Nasıl Oluşur?

Her nöron beyin içinde birbiri ile bağlantılı bir yol çizmektedir. Aradaki bağlantılarda zaman zaman kopukluklar olduğunda beyin çalışamıyor ve bu şekilde de bilgilerin hatırlanması konusunda zorluk çekiyor. Bunu da Alzheimer hastalığı olarak adlandırabiliriz. Devamlı olarak beyin içinde nöron bağlantıları ile bir savaş yapılmaktadır ve bu sırada da insanların düşünmek ve geçmişi hatırlamak ile ilgili bir şansı da kalmamaktadır. Çünkü beyin sadece içerideki savaş ile uğraşmaktadır.

Hastalığa Yakalanma Durumları Nelerdir?

Alzheimer hastalığının vücuda yerleşmesi için birçok neden gösterilebilir. En baş sebeplerden biri toksinlerdir. Yani toksin dediğimizde de vücudun içinde olması gerekenden daha fazla cıva bulunduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında diğer önemli sebep ise vitamin eksikliğinin bulunmasıdır. B vitamini tarzında vitaminlerin eksik olması unutkanlığın baş sebeplerindendir. Beynimizin %60 kadar kısmının yağdan oluştuğunu da bilmekteyiz. Buna ek olarak omega 3 yağının da takviye olarak bol bol alınması gerekmektedir. Eksikliğinde unutkanlık başlar.

“Alzheimer Hastalığı” Engellenebilir Mi?

Son zamanlarda yapılan tıbbi araştırmalar ve deneyimler engel konusunda ileriye dönük iyi çalışmaların yapıldığını belirtmektedir. Eskiden bu hastalık için sebepler bilinmediğinden dolayı tedavi için de ilaç oluşturulamıyordu. Aynı zamanda tıbbi olarak kullanılan malzemelerin çeşitliliği de bu kadar fazla değildi. Günümüzde birkaç yıl içinde bu hastalığın kesin olarak yok edilebilmesi için yeni ilaçların ortaya çıkacağı söyleniyor. Bunu şu an yapabiliyorlar. Çünkü ortada hastalığın neden olduğunu bildiren kanıtlar var.

Alzheimer Belirtileri Nelerdir

  • Günlük yaşamı etkileyecek kadar unutkan olmak (Kişilerin adlarını, olayları hatırlayamamak),

    alzheimer hastalığı belirtileri

    alzheimer hastalığı belirtileri

  • Gündelik işleri yapamamak (Yemek yapmak gibi),

  • Kelimeleri bulurken zorlanmak,

  • Tarihleri ve bilinen yolları hatırlayamama,

  • Çok basit konularda bile karar vermede güçlük çekmek,

  • Hesap yapamamak, pratik düşünmede zorluk çekmek,

  • Eşyaların yerlerini karıştırmak (Koyarken başka yere koymak),

  • Davranışlarda ve ruh halinde değişiklik,

  • Karakter özelliklerinin değişmesi, insanları suçlamak,

  • Sorumluluk sahibi olmaktan kaçmak alzheimer belirtileridir.

Devamını Oku

Mide Küçültme Ameliyatı İle Diyet İlişkisi

Diyet kategorisine 26 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Şişmanlığın önüne geçebilmek için atılabilecek en kritik adımlardan biri mide ameliyatlarıdır. Cerrahi bir yöntem olduğu için herkes tarafından uygun olarak görülmemekte ve belli sınırların çizilmesinin gerektiği düşünülmektedir. En çok da obez hastalarının başvurduğu bir yöntem olarak görülmektedir. Mide küçültme ameliyatı için uygun olan yaş skalasında genelde 30 yaş sonrası uygun görülmektedir. Bunun yanında kilo olarak da çok şişman olunmaması gerekmektedir. İlk olarak küçük bir diyet ile başlangıç yapılmalıdır. Buna ek olarak hastanın şeker ya da tansiyon gibi sorunlarının da olmaması gereklidir. Aksi taktirde tüm bu önlemler alınmazsa hastanın hayatı tehlikeye girebilir. Ya tüp mide ya da mide by-pass ameliyatları olarak anılmaktadırlar. Tabi ki her ameliyatta olduğu gibi bu ameliyatta da risk vardır.

mide küçültme ameliyatı

mide küçültme ameliyatı

Mide By-Pass’ı Tanıyalım

Gıdaların alımını kısıtlamak ve vücuda daha az kalori girmesini sağlamak amacı ile uygulanan bir yöntemdir. Gıda alındığı zaman emiliminin bozulmasına yardımcı olmaktadır. Ve kapalı olarak yapılan bir işlemdir. Laparoskopik cerrahi sistemlerinden biridir. Bu ameliyattan sonra eskisi gibi yemek yeme ya da obez olma ihtimali neredeyse yok denecek kadar düşüktür. Cerrahi olarak ölüm riski ise sadece %4 olarak belirtilmektedir. Zaten kapalı bir işlem olduğu için kanama riski de çok azdır.

Tüp Mide Ameliyatını Tanıyalım

Midenin isminden de anlaşılacağı üzere tüp şeklini almasını sağlamaya verilen bir ameliyattır. Yine laparoskopik bir işlem olarak tanımlanır. Bu işlemde gerekli olan yöntem midenin belli bir kısmının çıkarılması ve gıda alımının azaltılmasıdır. Bu ameliyat sonrasında artık eskisi gibi yemek yeme ihtiyacı hissetmeyeceksiniz. Tüp mide ameliyatı sonrasında sıkı olmasa da hafif bir diyet programı uygularsanız kilo vermeniz daha hızlı olur ama sadece gerekli besinlerden yiyerek beslenmelisiniz. Ayrıca kendinizi kısıtlamanıza gerek olmayacaktır. Bu ameliyatın üzerinden 5 sene kadar bir süre geçtiğinde ise mevcut olduğunuz kilonun yaklaşık olarak yarısını vermiş olacaksınız. Sürekli olarak kontrol altında tutulmalısınız. Aksi taktirde beklenmedik bir komplikasyonda müdahale edilemeyebilir. Gerekli olan tahlil ve kontroller de yapılmadan bu ameliyatı kabul etmemelisiniz.

Mide Küçültme Ameliyatı Fiyatı Nedir?

Tebrübesiyle mide küçültme ameliyatı konusunda kendini kanıtlamış yerlerde 14.000-60.000TL  fiyat aralığı var. Bunun yanında tecrübesiz merkezlerde bu durum 4.000TL-8.000TL arası değişmektedir.

Devamını Oku

Kışın Hasta Olmamak İçin 5 Doktor Tavsiyesi

Sağlıklı Yaşam kategorisine 25 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Kışın hastalıklarına yakalanmak kişinin yaşam kalitesini oldukça fazla düşüren konulardan birisidir. Fakat kış aylarında hasta olmamak için yaptığımız uygulamalarla kışı kış hastalıklarından uzak bir şekilde geçirebiliriz. Bunun için uygulamamız gereken bazı kuralları uygulayarak hayatımızı sağlıklı bir şekilde geçirebiliriz.

1 – Doğru Beslenerek Bağışıklık Sisteminizi Ayakta Tutun!

Kışı hasta olmadan geçirmenin yolu, bağışıklığınızı kuvvetli tutacak gıdalarla beslenmeniz. Protein ile zengin besinler ile beslenirken bir yandan da mutlaka yeşil yapraklı gıdalardan gün içinde bir miktar tüketmelisiniz. Kış aylarında tüketmeniz gereken gıdalar, maydanoz, zeytinyağı, turp, sirke, tere, lahana, brokoli, soğan, sarımsak, kefir, yoğurt, bal, kırmızı et, balık ve tavuk mutlaka tüketilmesi gereken gıdalardır.

2 – Düşük Vitamin Seviyeniz İçin Vitamin İlaçları Kullanın!

B 12 düşüklüğü, D vitamini düşüklüğü, C vitamini düşüklüğü, demir eksikliği veya kalsiyum eksikliği vücudun direncini düşürerek insanların halsiz kalmasına ve bağışıklık sistemi düşüklüklerine sebep olmaktadır. Vücudu vitamin değerleri yüksek olan besinlerle beslediğiniz gibi vitamin ilaçları ile de düşen vitaminlerinizi de desteklemeniz önemlidir.

3 – Grip Aşısı Yaptırın!

En fazla korkulan kış hastalıklarından olan grip aşılanabilir bir hastalıktır. Mutlaka grip ve nezle olmak istemeyen kişiler daha sonbaharda grip aşısını olmalı ve aşı ile korunma yolunu seçmelidirler. Grip aşılarının etkileri oldukça uzun bir süre olarak bilinmektedir. Mesela Eylül ayında yapılan bir aşı kişiyi Mart ayına kadar koruyarak grip olmasını engellemektedir. Ayrıca Bknz: Grip Hastalığına Ne İyi Gelir

4 – Pamuklu Giysiler Kullanın!

Sentetik giysiler sıcak tutmadığı gibi, bir de alerjiye yönelik rahatsızlık vermektedir. Soğuk kış aylarında eğer mantar gibi cilt hastalıklarına yakalanmak istemiyorsanız, mutlaka kıyafetlerinizi pamuklu kumaşlardan seçin. Sentetik kumaşları kullanmak hızlı bir şekilde üşütmenize sebep olabilir. Fakat pamuklu kıyafet dediysek çok da fazla tüylü olan pamuklu kıyafetleri tercih etmeyin. Soğuk algınlığına meydan okuyun. Ama olurda tabir-i caizse şifayı kaparsanız, Soğuk algınlığına ne iyi gelir başlıklı makalemize göz atabilirsiniz.

5 – Evinizi Sık Sık Havalandırın!

Grip kişiden kişiye hava yolu ile geçmektedir. Evin çok fazla havalandırılmadan durması, o evin oksijeninin biterek havasının kirlendiğini gösterir. Kış ayına üşümeyelim diye sakın camlarınızı ve kapılarınızı komple kapalı tutmayın. İki saatte bir evinizi on dakika kadar mutlaka havalandırın. Çünkü temiz hava kirli havayı dışarıya çıkartarak daha rahat ve daha temiz bir solunum yapmanızı sağlayacaktır.

Devamını Oku

Hamilelikte Beslenme İçin Altın Öneriler

Sağlıklı Yaşam kategorisine 25 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

İyi bir hamilelik dönemi geçirmek, sağlıklı bir bebek demek. Onun için hamilelikte beslenme nasıl yapılır, neler yemeli ve nelerden uzak durmalıyız bilmemiz gerek.

Hamilelikte anne ne kadar kendisine dikkat eder ve hamilelik kurallarına uyarsa o kadar rahat ve sağlıklı bir hamilelik geçirir. Hamilelikten sonra sağlıklı bir bebek sahibi olmanın kuralı da iyi bir hamilelik geçirmektir. İyi bir hamilelik geçirmek için gerekli olan kurallar nelerdir?

Bebeğinizi İyi Beslemek İçin Az Yiyin Sık Beslenin

Hamile iken hem bebeğin sağlığını kontrol altına almak hem de annenin sağlığının iyi olması için tüketilen besinlerin kalitesine ve miktarına iyi bakılmalıdır. Çok fazla yenen yemekler karnınızdaki bebeğe yük olabileceği gibi, sizin de kilo almanıza sebep olacak hem ağır hareket etmek zorunda kalacaksınız hem de bebeğiniz doğduktan sonra kilolarınızın kalma ihtimali olacak. Bu yüzden hem kendiniz hem de bebeğiniz için azar azar fakat sık sık yemeyi tercih ediniz.

Demir Desteği Almak Önemlidir

Sağlıklı bir bebek ve sağlıklı bir anne için demir eksikliği olmaması gereken rahatsızlıklardan birisidir. Doktor kontrolüne gittiğinizde mutlaka kan sayımına bakılmasını sağlayınız. Ve daha sonra demir eksikliğiniz çıkarsa demir ilaçları kullanmaktan kesinlikle çekinmeyiniz. Çünkü demir bebeğin hem zekası hem de beden ve kemik gelişimi için önemlidir. Sizin güçsüz düşmemeniz için de en önemli kan değerlerinden birisidir.

Hamilelikte Sigaradan Kesinlikle Uzak Durun

hamileyken sigara içmeyin

hamileyken sigara içmeyin

Sigara içildiğinde öldürücü etkiye sahiptir. Bu artık çağımızda herkes tarafından bilinmektedir. Bazı annelerin hamile iken içtiklerini biliyoruz. Fakat sizin için zararlı olan bu sigara, bebek için on kat daha zararlıdır. Eğer sigara içmeye devam ederseniz bebeğiniz astımlı, beden ve zeka özürlü doğabilir. Bebeğinize kötü bir anne olmak istemiyorsanız eğer sigara kullanıyorsanız hamile kalmadan sigarayı bırakmanız hem sizin hem de bebeğiniz için iyi olacaktır.

Strese Girmeyin

Siz hamileyken bebek siz ne yerseniz onu yer siz ne içerseniz onu içer ve siz ne hissederseniz bebek de onu hisseder. Yani sizin keyifli olduğunuz hallerde bebeğiniz keyifli, öfkeli olduğunuz zamanlarda öfkeli ve stresli olduğunuz sıralarda da bebeğiniz streslidir. Fazla stres size iyi gelmediği gibi bebeğinize de gelmeyecektir. Bu yüzden hamilelikte fazla strese girmeyiniz.

İlginizi Çekebilir: Gebelikte Yapılamaması Gereken Şeyler

Devamını Oku

Disleksi Nedir? Tedavisi ve Belirtileri Nelerdir?

Sağlıklı Yaşam kategorisine 24 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Çocukların okul başarısındaki en büyük engellerden biri disleksi hastalığı nedir? Disleksi belirtileri ve nasıl tedavi edilir tüm ayrıntılarıyla bilgilendireceğiz.

Disleksi nedir: Genellikle okuma güçlüğü ve anlamakta zorluk çekmek için kullanılan bir tabirdir. Zaman içinde sayı olarak çok fazla çocukta görüldüğü bilinir. Okul hayatının başlaması ile bu rahatsızlığın teşhisi konulmaktadır. Daha öncesinde anlama ve kavrama konusunda mental beceriler kullanılmadığı için disleksi konusunda taramalar yapılmamaktadır. Ailelerin ve öğretmenlerin bu konuya hakim olması ve bilinçlenmesi geleceğimizi şekillendiren çocukların hayatının kurtarılması için önemli bir adım olacaktır. Çünkü disleksi okul başarısında çok büyük düşüşlere neden olmaktadır.

Disleksi Belirtileri Nelerdir?

disleksi belirtileri gösterenlerOkuma ve yazma becerilerinde genel bir sorun olduğunu belirtebiliriz. Okul çağında anlaşılmasının da en büyük sebebi budur. Aslında bir diğer adı da kelime körlüğü olarak bilinir. Dünya çapında var olan ve çocukların geleceğini etkileyen önemli bir rahatsızlıktır. Rahatsızlık diyoruz çünkü disleksi bir hastalık değildir. Sadece ilgilenilmesi gereken geçici bir rahatsızlıktır. İlk olarak disleksi belirtileri nedir öğrenerek çocuğa nasıl yaklaşılması gerektiğini öğrenebiliriz:

  • Okuma yaparken harf atlamak
  • Rakamları ya da benzer harfleri tersten yazmak
  • Yazı yazarken belli bir düzen oturtamamak ve düzenli defter tutamamak
  • Ayakkabı bağcıklarını bağlamakta ya da bir topu tutmakta zorlanmak yani motor becerilerinin tam olarak gelişmemiş olması
  • Sağ sol kavramını benimseyememek
  • Ezber yapamamak
  • Okumalarda satır ya da kelime atlamak
  • Hızlı okuyamamak
  • Okuduğunu çok iyi anlayamamak
  • Arkadaşlar arasında bozuk bir iletişim kurmak

Neden Disleksi Oluşur?

Net olarak bir sebep söylemek neredeyse imkansızdır. Genetik faktörlerden kaynaklanabilecek bir sebep olabileceği gibi anne karnında yaşanan sıkıntılardan kaynaklı olan bir rahatsızlık da olabilir.

Tedavi İçin Ne Yapılabilir?

Bu rahatsızlığın düzelmesi için en sihirli kelime özel ilgidir. Onların dillerini anlamak ve ne istediklerine birebir olarak yardımcı olmak önemlidir. Bunun için ister özel eğitmenler ile ister tek bir ebeveyn ile çalışmalar yapılabilir. Özel çalışma teknikleri ile sorunun üstesinden gelinebilecektir.

Dahilerin Rahatsızlığı

Ne kadar büyük bir eksiklik gibi görülse de disleksi dahi hastalığı olarak bilinen bir terimdir. Çünkü dahi isimler de çocukluk yıllarında bu rahatsızlık ile savaşmışlardır. İşte disleksi hastası dahiler listesi;

  1. Tom Cruise

  2. Einstein

  3. Leonardo da Vinci

  4. Picasso

  5. Hans Christian Andersen

  6. Steven Spielberg

  7. Thomas Edison

Gibi birçok isim çocukluk yıllarında bu sorun ile karşılaşmış ve sonrasında isimlerini tarihe yazdırmışlardır. Bu dahiler arasında Pablo Picasso öğretmeni için:

“Öğretmenlerim aklımın yavaş çalıştığını, asosyal olduğumu ve ölene kadar aptal rüyalarımın peşinde sersemce savrulacağımı söylüyorlardı. – Pablo Picasso”

Şeklinde söylediği efsane olmuş bir sözü vardır.  Kim bilir musibet olarak baktığınız disleksi ( okuma – öğrenme güçlüğü ) hastalığını yenip dahi bir çocuk yetiştireceksiniz. Umutla kalın! 

Devamını Oku

ALS Hastalığı Nedir? ALS’nin Belirtileri Nelerdir?

Sağlıklı Yaşam kategorisine 23 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Oldukça yaygın bir hastalık olan ALS nedir? ALS hastalığı belirtileri nelerdir, nasıl teşhis edilir gibi soruların cevaplarını vereceğiz.

Son yıllarda hastalıklar konusunda farkındalık oluşması en önemli durumlardan biri haline gelmiştir. Hem hastalığın belirtilerini tanımak hem de olabildiğince bu hastalıktan uzak durabilmek için ALS hastalığı konusunda da bilinçlenmenin önemli olduğunu söyleyebiliriz. Sinirsel bir hastalık olması sebebi ile genellikle ilerleyen bir rahatsızlıktır.

als hastası

ALS (Amyotrofik lateral skleroz) Hastalığı Nedir?

Motor alandaki nöronlar ile ilgili bir hastalıktır. Şu anda tedavisinin ne olduğu tıp aleminde bilinmemektedir ve gün geçtikçe de hastaların durumu ilerlemektedir. Zaman geçtikçe omurilik ve beyin kanalları içinde sıkıntılara da yol açmakta ve yürüme fonksiyonlarına da engel olmaktadır. Ülkemiz içinde bu hastalığa sahip olan en az 8000 kişi olduğu bilinmektedir ve takiplerinin de yapılması sağlanmaktadır. Ancak tedavisi olmadığı için ve iyi bakılmadığı zamanlarda şartlar zorladığı için hastalığın sonu ölüme kadar bile gidebilmektedir. Açılımı ise Amyotrophic Lateral Skleroz olarak bilinmektedir.

ALS Belirtileri Nelerdir?

Herkeste farklı etkiler oluştursa da genelde temel belirtilerin birleşmesi sonucunda bu hastalığın teşhisi konulabilmektedir. İlk olarak fazla yorgunluk hissi, kasların ağrıması, kolların ve bacakların gün geçtikçe zayıflaması, hareket kabiliyetinde zayıflama, çene bölgesinde ağrılar, eklemlerde ağrılar oluşması, esnemenin kontrol edilememesi, duygusal durumlarda ani değişimler, bunama, nefes almada zorluklar yaşama, hafıza kayıpları ve çabuk unutmak, nefes darlığı çekmek gibi belirtiler bir araya toplandığında ALS hastalığı şüphesi belirmektedir.

Nasıl Teşhis Edilir?

İlk olarak laboratuvar ortamında tahlil uygulanması gerekmektedir. Bunun için de kan ve idrar testi yapılacaktır. MRI ve EMG taramasından da geçilmesi gerekmektedir. Kan biyopsisi de gerekli olan diğer bir teşhis yöntemidir.  Lomber ponksiyon da sinirlerin incelenmesi için gereklidir.

Kimler Risk Grubunda Sayılır?

Risk grubunda olan kişiler normal insanlardan daha fazla tehlike taşımaktadır. Hastalığa yakalanma riski olan kişiler her zaman için kendine daha dikkat etmelidir. Peki kimler bu riski daha çok taşımaktadır?

  • Ailesinde ve özellikle de anne ve babasında bu hastalığa sahip olan biri varsa,

  • 40 yaşından büyük olan bireyler,

  • Erkekler kadınlardan daha büyük risk altında olduğu bilindiğine göre 65 yaş üstü erkekler,

  • Asya kıtasında bulunanlar,

  • Askeri deneyim yaşamış olan kişiler.

Sosyal medyada özellikle Twitter’da ALS hastağına büyük detsk verilmekte. Sizlerde #ALS tagından farkındalık yaratmaya davet ediyoruz.

Devamını Oku

Saç Dökülmesine Ne İyi Gelir?

Güzellik Sırları kategorisine 23 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Birçok erkek ve kadının sorunu olan saç dökülmesine iyi gelen bitkisel çözümlerden bahsedeceğiz.

Her ne kadar günde her bireyin saçından 50 ile 200 tel dökülmesi normal karşılansa da yaş ilerledikçe ya da çevresel faktörler sebebi ile bazı zamanlarda saç dökülmelerinin oranı çok artmaktadır. Bu gibi zamanlarda saçlarınızı sağlamlaştırmak ve köklerine besleyici takviyeler uygulamanız gerekmektedir. Saç dökülmeleri ilk olarak beslenme düzeni, stres, hastalık sebepleri ile başlamaktadır. Bunlara doğal çözümler ile çare bulabilmek aslında kolaydır. Mevsim değişimlerinde de saç dökülmeleri ile çok karşılaşılmaktadır. Bunun yanında keratin proteinin eksik olması da saçların güçsüzleşmesine sebep olabilmektedir.

güçlü saçlar

Protein Desteği Alın

Vücudumuzda bulunan tüm sistemlerin düzenli olmasını proteinlere borçluyuz. Dengeli beslenmek her zaman için önemli olan bir unsurdur. Beslenme konusunda eksiklikler meydana geldiği zaman saç dökülmeleri de en büyük sorunlar arasında sayılabilmektedir. Saç tellerinin uzaması ve istenen boya gelmesi neredeyse 2 ile 5 sene arasında değişkenlik göstermektedir. Protein takviyesi için ilk olarak tüketebileceğiniz besinler; tavuk, peynir, süt, soya, kurubaklagil, yumurta olarak sıralanabilir.

Vitaminleri Unutmayın

Saçlarınızın ne kadar sağlıklı olmasını istiyorsanız o kadar çok besleyici takviye almanız gerekmektedir. Bunun için de sadece protein almanız yeterli olmayacaktır. Yanında mutlaka B6, E, D, C ve A vitaminlerini de almalısınız. Bunun yanında tabi ki çinko, bakır, selenyum, magnezyum, demir, biotin desteği almayı da ihmal etmemeniz gerekmektedir.

Ayrıca ilginizi çekebilir: Saç uzatma yöntemleri

İlk Belirti Saçlarda Güçsüzlük

Demir için tüketilebilecek olan gıdalar içinde pekmez, yeşil sebzeler, kuru meyve, domates, yağlı tohumlar olarak sıralanabilir. Kadınlarda ve vejetaryenlerde yeterli olarak alınmayan bu besinler ilk olarak saçlarda güçsüzlük olarak tepki vermektedir. Bunun yanında yumurtanın, peynirin ve yer fıstığının içindeki biotin maddesinin de çok önemli olduğunu belirtmeliyiz.

Çinko Takviyesi Saçlarda Dökülmeye İyi Gelecektir

Çinko içeren yiyecekler tüketmek gerekmektedir. Çinko takviyesi almak isteyenlerin ete, mantara, kuru baklagillere ihtiyacı vardır. Selenyumun desteğini de hissetmek için mutlaka kereviz, salatalık, mantar, balık, brokoli, ay çekirdeği, yumurta, soğan takviyesini de elden bırakmaması gereklidir.

Saçlarınızın Bakır Minerallerine İhtiyacı Var

Bakır içeren besinler için patates, kuru baklagil, deniz ürünleri, kakao, kayısı, tam tahıllar, yağlı tohumlar, karaciğer bol bol tüketilmelidir. Geride kalan vitamin depolarını da aldığınız zaman saçlarınızın daha güçlü olduğunu görebileceksiniz.

Devamını Oku