"Sağlıklı Yaşam" Kategorisi

Selülit Nasıl Geçer? Selülitten Kurtulmanın Pratik Yolları

Sağlıklı Yaşam kategorisine 22 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Bu bilgi makalemizde selülitlerden kurtulmanın yolları ve selülit nasıl geçer gibi soruların cevaplarını vereceğiz.

Kadınların en çok şikayetçi olduğu noktalardan biri selülitlerdir. Her zaman olduğundan daha da artarak devam eden selülitli ciltler bir müddet sonra kişinin kendisini de rahatsız etmektedir. Yaz aylarına gelindiğinde bu durum daha da çok göze çarpmaktadır. Özellikle bacaklarda ve kollarda yerleşen bu selülitlere engel olabilmek için doğal yöntemleri deneyebilir ve başarılı olabilirsiniz.

selüliti olan kadın

Antioksidan Tüketmeye Özen Gösterin

Beslenme düzeniniz içinde bulunan besinlerin içinde antioksidan olmasına özen göstermelisiniz. Turunçgiller, sebzeler, küçük taneli olan meyveler en güçlü antioksidanlardır. Siz de bunlardan bol bol tüketerek selülitlerinizin yok olmasına destek olabilirsiniz. Çünkü serbest radikallerin bir numaralı düşmanı antiksidanlardır. Ciltteki kötü cilt hücrelerinin yok olmasına da yardım ederler.

Sebzeyi Ve Yeşili Tercih Edin

Yemek yerken beslenme düzeniniz içinde mutlaka sebzeler de bulunmalıdır. Bunun yanında çay içerken de yeşil çayı tercih etmeniz hem sakinlik konusunda hem de yağların yakılmasında yardımcı olacaktır. Günde 3 bardak kadar yeşil çay içebilirsiniz.

Sağlıklı Yağlar Yiyin

Yağ tüketimi olmazsa olmaz bir yardımcıdır. Yemeklerde, salatalarda, keklerde, böreklerde neredeyse her besin içinde mutlaka yağ kullanılır. Doymuş yağların tüketiminden uzak kalarak genelde keten tohumu, balık yağı gibi yağları tercih etmeye özen gösterin. Kan dolaşımının da bu şekilde güçlenmesini ve selülit oluşumunun engellenmesine destek olun.

Egzersizi İhmal Etmeyin

Güçlü kaslar demek yağların yeteri kadar yer kaplamasını sağlayarak fazlalıkları atmak demektir. Yani selülit oluşumundan uzak kalmak için sıkı bir deriye sahip olmanız gerekir. Böylece boşluklar da kas ile dolacaktır. Haftalık hatta günlük belli rutinlerde spor yapmayı unutmayın.

Toksinleri Vücudunuzdan Atın

Toksin birikmesi sonucunda deri olumsuz etkilenmektedir. Buradan da boşta kalan deride biriken toksinler her zaman selülit için yatırım yapacaktır. Siz buna engel olmak için kahveden ve tütünden olabildiğince uzak durmalısınız. İşlenmiş gıdaları ya sınırlayın ya da tamamen bırakın.

Cilt Bakımını İhmal Etmeyin

Cildi kahve ile ovmak selülitlerin oluşumunu azaltan bir faktördür. Buradan yola çıkarak piyasada bulunan kremlerde kahve kullanılmaya başladığını da görebilmekteyiz. Bunun için her hafta mutlaka cildinize scrub uygulamasını yapmanızı tavsiye edebiliriz.

Sadece selülitten kurtulmanın yollarını ve selülit nasıl geçer öğrenmenizin bir faydası olmaz. Faydası olması için üşenmeden azim etmek gerekir. Sanırım en büyük sorunumuzda bu. Haydi iş başına…

Devamını Oku

Chia Tohumu Faydaları ile Hakkında Bilmeniz Gerekenler!

Diyet kategorisine 22 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Son zamanlarda çok sık duymaya başladığınız chia tohumu birçok derde devadır. Hem de sihirli bir tohum olarak satılmaktadır. Besin değeri yüksek, bazı hastalıklara faydalı olan bu tohum, protein, lif ve yağ içermektedir. Yani karbonhidrat haricinde her ihtiyacımızı da karşılayabilmektedir. Günlük alınması gereken miktarını tükettiğinizde gerekli olan her desteği de hissedebileceksiniz.

İşte chia tohumu faydaları ve hakkında bilinmesi gereken özellikleri…

chia tohumu

Besin Değeri

28 gramlık olan bir porsiyonluk chia tohumunda yaklaşık olarak 137 kcal bulunmaktadır. 4 gramlık protein desteği haricinde 5 gramlık da omega-3 barındırmaktadır. Günlük olarak alınması gereken kalsiyum oranının %18’ini de alabilmektesiniz. Hem de %30 magnezyum ve %27 manganez takviyesi de yapılmaktadır.

Lif Kaynağıdır

Diyet listelerinin başında yer alan lifli besinler her kalori sayacında besleyici olması sayesinde yer almaktadır. Karbonhidrat anlamında bu tohumun hepsi liften gelen besinler ile karbonhidrat desteği sunmaktadır. Lif sayesinde yüksek oranda tokluk hissi kazandırmaktadır. Çölyak hastaları da tereddüt etmeden kullanabilirler.

Protein Ve Omega-3 Deposu

Bitkisel besinler ve özel kaynaklar ile karşılaştırıldığında elzem aminoasit ihtiyacımızın karşılanabilmesi için önemli bir kaynaktır. Chia tohumu çok güçlü bir aminoasit ve vitamin deposudur.

Chia Tohumunun Sağlığa Faydaları

İçerdiği besin değerlerinin oranından ve öneminden bahsettik. Aslında bu besinler kan şekerinin düzenlenmesinde de son derece büyük bir rol oynayıcıdır. Ani çıkış ya da inişlerin olmasına engel olmaktadır. Diğer bir yandan da kemiklerin ve dişlerin korunması hatta sağlamlaşması için önemli bir kaynak olduğunu ifade edebiliriz. Osteoporozu önlemektedir. Süt ürünleri tüketmeyenlerin kalsiyum alabilmesi için en iyi desteklerin başında yer almaktadır. Günlük alınması gereken kalsiyumun %18’ini kapladığı için çok da iyi kemik geliştiricidir. Dişlere de katkısı fazladır.

Spor Yapanlara Öneriliyor

Spor ile ilgilenen herkesin tüketmesi gereken bir besin maddesi olduğu söylenir. Sporcu içeceklerinin içinde bulunan maddelerin ve verdiği enerjinin aynısı chia tohumunda da mevcuttur. Hem de daha az şeker almış olursunuz. Sporcular kadar bebeklerin de gelişiminde önemlidir diyebiliriz ancak bu tohumun 2 yaş altındakilerde kullanılması sakıncalı olarak görülmektedir. Aynı şekilde gebe ve emziren annelerin de dikkatli davranması gerekmektedir.

Chia Tohumu Nerede Satılır?

Chia tohumu faydaları hakkında bilgi sahibi olan birçok insan chia tohumu nereden alınır, nerede satılır araştırmalar yapıyor. Bu soruya en basit cevap internet siteleridir. N11, Gitttigidiyor gibi oteriter eticaret sitelerinde rahatlıkla bulabilirsiniz.

Devamını Oku

Liposuction Nedir? Hakkında Neler Bilmeliyiz?

Diyet kategorisine 21 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Kilo vermek dendiği zaman ilk olarak akıllara gelen uygulamalardan biri cerrahi desteklerdir. Burada da görebileceğimiz uygulamalardan biri liposuction ameliyatlarıdır. Tabi ki halk arasında her ne kadar duyulsa da liposuction ameliyatı basit ve herkesin olabileceği kadar gerekli bir ameliyat da değildir. Bilinen yanlışların düzeltilmesi ve toplum içinde herkes tarafından yapılmasının istenmesi gibi sorunların da önüne geçilebilmesi için önemli bilgileri öğrenmek gerekir.

Liposuction Nedir(Hakkında Bilgi)

liposuction

Liposuction vücudun karın,  kalça ve yüz gibi belli bölgelerinden dirençli yağ dokularının cerrahi bir operasyon ile alınması ve vücut hatlarının daha iyi şekillendirilmesi işlemidir.

Diyet Önemli Mi?

Fazla yağların cerrahi destek ile alınması anlamına gelen liposuction ameliyatı, hekimler tarafından belli kilolarda olan ve hastalık tetkiklerinin yapılması ardından karar verilen önemli bir ameliyattır. Bunun için ilk olarak çok fazla kilosu olan kişilerin bu ameliyat için uygun olmadığını ifade etmek ile başlayabiliriz. Yani kişiye özel bir diyet listesi ile ilk olarak olması gerekenin çok üzerinde olan kilolardan biraz olsun arınılması desteklenmektedir. Zaten bu ameliyatlar fazla kilolardan kurtulmak için değil, bölgesel olarak yağların alınması için kullanılmaktadır. Diyet döneminde mutlaka gazlı ve çok şekerli besinlerden uzak durmanız önerilmektedir. Bu diyetin yapılmasındaki temel amaç hangi bölgeye ameliyat yapılacağının kolay tespit edilmesidir.

Tam Olarak Bu Ameliyat Neyi Kapsar?

Kilo azaltmak ya da diyet olmadan bu ameliyatın vücut hatlarına etki etmeyeceğini bilmeniz gerekmektedir. Sadece bölgesel olarak inceltme çalışmasıdır. Bunun için de çok yüksek kilo değerlerine sahip olan insanlar ve şeker, kolestrol gibi rahatsızlıkları olan kişiler bu ameliyat için uygun değildir. 18 yaşından büyük olan herkes için ameliyat uygulaması yapılabilmektedir. Anestezi alınarak yapılan bir işlem olduğu için mutlaka kontrollerin yapılması da gerekmektedir. Bölgelerde biriken yağ molekülleri bir müddet sonra sayısını sabit olarak tutmakta ve yağ olarak görülmektedir. Bu ameliyat sayesinde burada bulunan fazla yağ moleküllerinin yok edilmesi sağlanmaktadır.

Ameliyat Sonrasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hastanede anestezi alınarak yapılan bir ameliyattır. Temiz ve hijyenik bir hastane olması önemlidir. Ameliyat sonrasında 1 gün kadar hastanede kalınması gerekmektedir. Bir gün sonra işe gidilebilse de yaklaşık olarak 1 ay kadar korse takılması gerekmektedir. Aynı zamanda bu 1 ay içinde de güneş ışınlarından korunulması gerekmektedir.

Devamını Oku

Vücudun Su Tutması Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Sağlıklı Yaşam kategorisine 21 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Öncelikle vücudun su tutması nedir açıklayalım. Kilosu olmayan insanların zaman zaman dengesiz olan kilo artışlarının arkasında bulunan gizli unsur vücudun su tutmasıdır. Hatta bu vücudun su tutması durumu ödem olarak da anılmaktadır. Zaman zaman karın şişliklerinde oluşan sorun da budur.

Vücudun su tutması belirtileri; Bacakların şişmesi, karında hafif şişlik, ellerde ve bacaklarda görülen ani şişmeler de bunların bir sonucudur.

Yapılması gereken birkaç önlem sayesinde vücudunuzun gereksiz yere su tutmasının önüne geçebilirsiniz.

Sodyum Tüketimine Dur Deyin

Ödemin oluşmasındaki en büyük sorun sodyum içeren besin gruplarındadır. Sodyumun en çok bulunduğu maddeye baktığımız zaman da hemen tuz karşımıza çıkacaktır. Günlük yaşam içinde yemeklere katılan tuza, konserve yiyeceklere, hazır besinlere, işlenmiş etlere, soya soslarına çok dikkat etmek gerekir. Tüm bu besinlerin miktarının indirgenmesi önemli bir gerekçedir.

Magnezyum Tüketimi Önemlidir

Sodyum miktarını olabildiğince azaltın derken bir taraftan da vücutta su tutulmasına engel olabilmek için de magnezyum tüketiminin artmasına destek olabilirsiniz. Adet zamanına gelmeden hemen önce 200 gramlık magnezyum tüketiminin alınmasına önem vermelisiniz. Bunun için bolca yemenizi önerebileceğimiz besinler de ceviz, tam tahıllı besin grubu, ıspanak, bezelye ve yemişlerdir. Bu besinler alındıkça ödem miktarı da azalacak ve şişkinlikler biraz olsun azalacaktır.

B6 Vitamini Önemlidir

Vitaminler gelişim açısından da çok önemli takviyelerdir. Ancak B6 vitamini ödemi yok edebilmek için gerekli olan en kıymetli vitamindir. Bu vitamini bolca alan bayanlarda adet sancısı daha az gözlemlenebilmektedir.

Bol Bol Potasyum Alın

Potasyum bileşeni, hücrelerin, dokuların ve vücutta bulunan tüm organların olması gerektiği gibi sağlıklı çalışması ve gelişebilmesi için önemli bir bileşendir. Özellikle de kalp sağlığı için potasyum alınması gerekir. Ödemlere engel olmak ve suyun vücutta durmasına engel olmak için bu maddeden tüketebilirsiniz. Kayısı, muz, lahana ve pancar gibi yiyecekler potasyum değeri yüksek olan besinlerdir. Her zaman günlük olarak tüketebilirsiniz.

İşlenmiş Karbonhidrata Hayır

Her konuda en büyük düşmanımız olan hazır besinler ve karbonhidratlar ödem sorununda da karşımıza çıkmaktadır. Olabildiğince uzak kalarak vücudunuzu ödem tehlikesine karşı koruyabilirsiniz.

Devamını Oku

Neden Hamile Kalmak Bazı Zamanlarda Zordur?

Sağlıklı Yaşam kategorisine 21 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Bu sabahki konumuz da, “neden hamile kalamıyorum, ne yapmalıyım” diye düşünen hamile kalamayan kadınlara tavsiyeler vermek istedik.

Evlendikten kısa bir süre sonra hem çiftlerin hem ailelerin hem de yakın çevrenin partnerlerden beklediği ilk şey bir bebek sahibi olunması ve ailenin büyütülmesidir. İlk aylarda bu durum her çifte biraz uzak gelse de ilk yıl içinde genellikle mucizevi olaya şahit olmak isterler. Ama bazı durumlarda her anne baba hemen bu isteğine kavuşamaz ve belli tedavilerden destek almak zorunda kalabilirler. Yapılan araştırmalara göre çiftlerin %8 kadarı kendiliğinden bebek sahibi olamamaktadır. Her zaman için her iki bireyin de sağlık taraması yaptırması önemle tavsiye edilmektedir. Bunun yanında belli başlı konularda yapılan hatalar da bebek sahibi olmak isteyenlere engel olabilmektedir.

Kiloda Dengesizlik Olması

Günümüzde en sık karşılaşılan sorunların başında fazla kilolu olmak gelmektedir. Bu tür kadınların bir ay içinde yumurtladığı yumurta sayısı dengesiz olmaktadır. Bu sebeple eşleşme yapılamamaktadır. Aynı zamanda şaşırtıcı bir durum olarak görülse de çok zayıf olmak da bebek sahibi olmak isteyenlere engel oluşturabilmektedir. Çok zayıf bayanların yumurta sayısı olması gerekenden %10 daha az olmaktadır. Sonuç olarak sevindirici haber almak da zordur.

Hamilelik İçin Hormon Sorunları

Bebek sahibi olmak isteyenlerin ilk olarak hormonal düzensizliklerini kontrol ettirmesi gerekmektedir. Tiroid hastası olanların hormon düzensizlikleri bulunduğu için yumurtlama ya da sperm kalitesinde düşüşler olabilmektedir. Bunun yanında şeker hastası ya da prolaktinoma hastalıklarına sahip olanlar da aynı riski taşımaktadır.

Bağışıklık Sistemi Güçlü Olmalıdır

Anne ya da baba olabilmek için ilk olarak bağışıklık sisteminin güçlü olmasına önem verilmelidir. Aynı zamanda bağışıklık konusunda bir hastalığınızın olmaması da gerekir. Mesela lupus yumurtlamayı zorlaştıran bir hastalıktır. Buna ek olarak alınan ilaçlara da dikkat edilmelidir. Alınması gereken miktardan daha fazla alınan ağrı kesiciler, gereksiz antibiyotikler, antidepresan ilaçlar anne baba olmanın önünde duran en büyük engellerdir.

Hastalıklar Hamile Kalmaya Engel Olabilir

Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan birini taşımak ya da yumurtalık içinde miyom bulunması gibi özel durumlar da gebelik oluşumunda sıkıntıların çıkmasına sebep olabilecektir. Her bireyin cinsel tetkik ve muayene yaptırması gerekmektedir.

 

Devamını Oku

Sağlıklı Olduğunu Düşünseniz De Hiç Sağlıklı Olmayan Besinler!

Sağlıklı Yaşam kategorisine 20 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Günümüzde birçok kişi tarafından kontrol altında tutulan durumlardan biri de diyettir. Özellikle de bayanlar tarafından takip edilen unsur besinlerin enerji değerleridir. Bunun yanında hangi besin daha sağlıklı ve kilo vermeye ne kadar yardımcı ise onun yenmesine dikkat edilmektedir. Bilinçli diyet konusunda uzmanlardan da destek alınmalıdır. Gündemde olan listelerin yanı sıra mutlaka sağlıklı olan yiyeceklerin tercih edilmesi gerekmektedir. Sağlıklı olduğunu düşünüp yediğimiz sağlıklı olmayan besinler bizi ummadığımız hastalıklara sürükleyebilir.

Besleyici Olmalıdır

Yenilen her besin mutlaka sağlıklı ve kalorisi konusunda da hafif bir besin olmalıdır. Bunun yanında bol lif içeren besinlerin de sizinle olması gerekmektedir. Şunu da unutmamak da fayda vardır: Bir besin içinde çok fazla enerji yoksa ama şeker oranı yüksek ise buradaki yağlar bel bölgesinde toplanır. İlk olarak besleyici besin olarak vitamin değeri yüksek olan yiyecekleri tüketebilirsiniz. İçeceklerde mutlaka çay, kahve ya da su tüketmeyi tercih edin. Meyve suyu ve limonata gibi içecekler yüksek kalori değeri ile yapılmaktadır.

Kuruyemiş Mi, Kuru Meyve Mi?

Film izlerken ya da akşamları otururken çay yanında en çok tüketilen yiyeceklerden biri kuruyemiştir. Belki de en çok ulaşabileceğimiz hem de yağ oranı az olarak görülen bu besinler aslında o kadar da çok masum değildir. İçinde bulunan yağ oranı ile aslında alınması gereken kalori oranından daha yüksek enerji depolanmaktadır. Bunun için besin değeri anlamında kuru meyvelerin daha iyi olduğunu ifade edebiliriz.

Donmuş Besinlerden Uzak Durun

Günümüzde en çok tüketilen ürünlerin başında donmuş besinler gelmektedir. Aslında bu besinler sebze bile olsalar dondurulduğunda içinde bulunan sodyum değerini azaltırlar. Bu sebepten dolayı da artık eskisi gibi besleyici yiyecekler olduğunu söyleyemeyiz. Lif ve proteini bir arada tüketmek isteyenler için barlar en besleyici atıştırmalıklar gibi görünür. Aynı zamanda donmuş olması sayesinde küçük bir tatlıdır. Lakin enerji ve lif desteğinin yanında oldukça yüksek derecede şeker yüklemesi de yaparlar. Bunun için protein ve lif kaynağı almak isteyenler için elma en iyi tercih olacaktır. Hem besleyici hem de hafif bir atıştırmalıktır.

Devamını Oku

Soğuk Algınlığına İyi Gelen 6 Faydalı Şey

Sağlıklı Yaşam kategorisine 20 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Kış ayında hepimize iyi gelmesi gereken takviyelerden biri grip savaşçılarıdır. Bu hastalıkların önüne geçebilmek için ilk olarak doğal yöntemler ile savaş açmanın yollarını bulmalısınız. En çok karşılaşılan durumların başında öksürük, boğaz ağrısı, ateş ve burun akıntısıdır. Soğuk algınlığı bağışıklık sistemi ile bağlantılı olan bir hastalıktır. Ne kadar çok iyi bir bağışıklık sisteminiz varsa o kadar çok korunaklı bünyeniz olacak diyebiliriz. En çok yararlı olan besinleri de birkaç başlık altında listeleyebiliriz. Bu liste sayesinde evde hastalığınızın daha çabuk iyileşmesine yardımcı olabiliriz.

Sardalya

İçinde bulunan omega-3 yağ desteği ile sizlere güç kazandırabilecek olan sardalya, bir somondan bile daha çok vitamin barındırmaktadır. Enfeksiyonlara, gribe karşı tam bir kalkan olacak bu besin ile tüm kışı rahat geçirebilirsiniz. Aynı zamanda içinde D vitamini de bulunmaktadır.

Sarı Biber

Mutfaklarda renkleri ile her zaman beğenebildiğimiz sarı biber, C vitamini deposudur. C vitamini de soğuk algınlığı konusunda büyük bir destekçidir. Yemeklerde ve salatalarda gönül rahatlığı ile kullanabilirsiniz.

Mantar

İlk duyulduğunda bazıları için şaşkınlık uyandırsa da mantar, selenyum, B vitamini içeren güçlü bir antioksidandır. Hem de antiviral olması sayesinde griplere de müdahale edebilmektedir.

Tavuk Suyu Çorbası

Hasta olunduğu zaman ilk olarak tavsiye edilen yiyecek çorbadır. Grip gibi rahatsızlıklarda da tavuk çorbası bir numaralı yemek olarak bilinmektedir. Enfeksiyonların giderilmesi için gerekli olan vitamin ve mineraller de bu çorba ile sizlere kazandırılacaktır.

Turunçgiller

Kış ayında bolca bulabileceğiniz ve zevkle tükettiğiniz portakal, limon, mandalina enfeksiyonlar ile savaşmak için de çok etkilidir. Turunçgil ailesinden gelen her besin ile vitamin takviyesi alabilmeniz de mümkündür. Özellikle de çocuklarda çok etkilidir. Bronşit için bile destek alınması istendiğinde bu meyveleri yiyebilirsiniz.

Zencefil

Çayınız, kurabiyeniz, kekiniz ile birlikte tüketebileceğiniz zencefil doğallığı ile tanınan en eski yiyecektir. Mide bulantısını geçirebildiği gibi bağışıklık konusunda da sizlere destek sunmaktadır. Kış aylarında da yaz aylarında da içinizden geldiği gibi besinlerin yanında ek olarak tüketebilirsiniz. Enerji vermesinin yanı sıra sizlere bağışıklık konusunda da en büyük desteği sunabilecektir.

Eğerki grip veya nezle iseniz aşağıdaki önerilen konularada göz atmanızda fayda var.

Grip Misiniz?

Grip Daha Hızlı Nasıl Geçer? Ne İyi Gelir?

Yoksa Nezle Mi?

Nezle ile Gelen Burun Akıntısı Nasıl Geçer?

Devamını Oku

Kolay Doğum İçin Ne Yapılmalı? Basit Öneriler!

Sağlıklı Yaşam kategorisine 19 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Bugün anne adaylarına kolay doğum yapmanın yolları nelerdir? Acısız doğum yöntemleri ve kolay doğum için öneriler vereceğiz.

Her anne için en önemli süreç hamilelik dönemidir ve bu dönemi ne kadar kolay atlatırsa o kadar rahat edeceklerdir. Çocuk sahibi olmak isteyen her anne adayının kolay doğum yapmak istemesi kadar doğal bir şey daha yoktur. Kolay doğum için bilinmesi gereken önemli ipuçları bulunmaktadır. Hem güçlü hem de mutlu anneler için bu sürece dikkat etmek gerekir.

Anne Olmak İçin Hazır Olun

Gerçekten psikolojik olarak anne olmak istediğinize emin olmalısınız ve bunun huzurunu içinizde hissetmelisiniz. Eğer psikolojik yönden sıkıntılarınız olduğunu düşünüyorsanız terapi almayı bile düşünebilirsiniz. Bu dönemde her zaman için vitamin desteği almayı düşünmelisiniz. Bunun için de folik asit desteğinden vazgeçmemelisiniz. Beslenme konusunda da bir annenin neler yapması gerektiğine önem vermelisiniz. Bunun için de uzmanlardan beslenme desteği alabilir ve kendinize en çok uyacak olan besinleri tüketmeye özen göstermelisiniz.

Nasıl Beslenmelisiniz?

  • Haftalık yeme düzeninizde 2 porsiyon kadar kırmızı et tüketmelisiniz.
  • Demir eksikliği yapması sebebi ile çay tüketiminden oldukça uzak durun.
  • Tuz tüketimini azaltın.
  • Meyveleri ve sebzeleri her zaman için taze tüketin.
  • Paketli besinleri tüketmek için çok düşünün ve oldukça uzak durun.
  • İşlenmiş et yemekten uzak durun.

Hastaneyi Ve Doktoru Belirleyin

Doğum yapmadan önce hangi doktora gideceğinizi ya da hangi hastanede doğum yapacağınızı belirlemelisiniz. Doğum kontrollerinizi ve doğumunuzu da bu kurumda ve doktorda yapmanız uygun olacaktır. Kendinizi her zaman aynı kurumda ve doktorda rahat hissedebilirsiniz. Maddi noktada ne kadar harcama yapılacağına da bu şekilde karar vermelisiniz. Ekstra masraflar çıkarsa hiçbir şekilde sıkıntıya düşmezsiniz.

Bebek Odasını Düzenleyin

Erkek ya da kız cinsiyetini belirledikten sonra yapmanız gereken ilk iş bebeğinizin odasını düzenlemek ve içine eşyalarını yerleştirmektir. Çevrenizden de bu aşamada destek almanız işinizi kolaylaştıracaktır. Bu aşamada bir de doğum öncesinde verilen eğitimlere ya da kurslara gidebilirsiniz. Fizyolojik ve psikolojik olarak neler hissettiğinizi size benzer kişiler ile paylaşırsanız daha olumlu bir hamilelik geçirebilirsiniz. Egzersiz yapmak da bu süreçte sizin için çok önemli bir destek olmaktadır.

Devamını Oku

Buz Cilt İçin Neden Yararlıdır? İşte Buzun Faydaları!

Cilt Bakımı kategorisine 19 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

İnsan vucuduna buzun faydaları saymak ile bitmez. Buz cilde iyi gelir mi? Buzun vücuda faydaları nelerdir? Sivilceye buz sürmek doğru mu?  Ölü deriler ve masaj uygulamasında buz yararlı olur mu? gibi soruların cevaplarını veriyoruz.

Buzun günlük yaşam içinde çok fazla alanda kullanıldığına şahit olmaktayız. Ancak cilt güzelliği için yararlarından çok bahsetmeyiz. Artık sadece serinlemek ya da soğuk içecek tüketmek için değil cildimizin gençleşmesine yardımcı olabilmek için de buz kullanımı hayatımızda önemli bir yer alacaktır.

Göz Altındaki Torbalar Yok Olsun

Yorgunluk ve stresli yaşam gün içinde cildimizin yaşlanmasına sebep olabilmektedir. Bunun için de genelde birçok krem ya da makyaj malzemesinden destek alınabilmektedir. Artık daha kolay ve neredeyse her zaman bulunabilecek olan bir malzeme olarak buz ile de göz altı şişlerini indirmek için imkan bulabilmekteyiz. Sadece birkaç küplük buz desteği bile şişliklerinize destek olacak ve istediğiniz şekilde cildinizin gençleşmesine yardımcı olacaktır.

Sivilceleri Küçültebilirsiniz

Bir anda gençlik döneminizde karşınıza çıkabilecek olan sivilceler hem görünüm hem de sağlık açısından kötü hissetmenize sebep olabilecektir. Bunlardan kurtulmak için yapabileceğiniz çözümlerin başında yine buz kullanmak gelmektedir. Daha da etkili olmasını istiyorsanız buz kalıplarının içine yeşil çay da koyabilirsiniz. Bu şekilde yeşil çayın gücü de kendini gösterebilecektir.

Ölü Derilerden Arınabilirsiniz

Vücudumuzdaki pürüzlü görünümün en büyük sebeplerinden biri ölü hücrelerdir. Her zaman görünüm bozukluğunun yanı sıra ciltte solukluk da görülebilir. Bunların yok olması için ilk olarak deneyebileceğiniz doğal yöntem buzdur. Suyun dondurulmuş hali her konuda destek sunabilmektedir. Ölü deri tedavisi için kullanılan bu kadar kolay yöntem, her zaman derinin tekrardan canlanmasını sağlamaktadır. Peeling desteği vermesi sayesinde pürüzsüz bir cilde merhaba demeniz de çok kolay olacaktır.

Masaj Uygulaması

Yaz aylarında her zaman olduğu gibi sıcak ve bunaltıcı bir havanın etkisinde kalabilmektesiniz. Serinlemek ve vücudunuzdaki kasları harekete geçirebilmek için buz çok iyi bir çözücü olmaktadır. Buz masajı olarak adlandırabileceğimiz bu yöntem ile rahatlıkla boyun ve yüz bölgenize serin bir terapi gibi masaj yapabilirsiniz. Kan dolaşımının hızlanması sağlanacak ve daha rahat uyuyabileceksiniz. Aynı şekilde kış aylarında da bu uygulamayı yaparak spor yapmadan da kaslarınızı rahatlatabilirsiniz. Hem cildiniz ölü hücrelerden arınabilir hem de kaslarınızı rahatlatabilirsiniz.

Devamını Oku

Mutfağınızdaki Doğal Antibiyotik Listesini Keşfedin!

Sağlıklı Yaşam kategorisine 19 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Kimyasal ilaçlara alternatif en iyi çözüm doğal antibiyotikler listesidir. Bu yazımızda doğal antibiyotik nedir? Tarifi ve yapımı gibi birçok önemli noktaya değineceğiz.

Kış ayı geldiği zaman en çok karşılaşılan hususlardan biri enfeksiyonlar ve boğaz ağrılarıdır. Günümüzde bu tür rahatsızlıklar için ilk olarak antibiyotik almak zaman zaman sıkıntılara yol açabilmektedir. Hatta gereğinden fazla ilaç almak da böbreklere olumsuz etki etmektedir. Kendinizin yapabileceği doğal antibiyotik desteği bu konuda her zaman için sizin lehinize olacaktır. Birkaç malzeme ile evde kendinizin de kolaylıkla hazırlayacağı doğal antibiyotikler her zaman en büyük yardımcınız olacaktır.

Sarımsak Desteği

Belki de binlerce yıldır kullanılan doğal ilaç olarak görebileceğimiz sarımsak, kış aylarında da çok kişinin yardımcısı olabilmektedir. Çok eski zamanlarda veba tedavisinde bile kullanıldığının bilinmesi ne kadar faydalı bir besin olduğunu göstermektedir. Hem antibiyotik hem mantarlara karşı koruyucu hem de antiviral özellikleri ile herkesin yardımına koşabilmektedir. Aynı zamanda en ideal antioksidanlardan biridir. Yine vücudumuzda dolaşan serbest radikalleri yok etmek ve düzene sokabilmek için bağışıklığın korunmasına da destek olabilmektedir.

Kekik Yağı

Zararlı bakterilerin vücuttan atılmasını sağlamak için kullanılan kekik yağı yararlı olarak kullandığımız bakterilere zarar vermemektedir. Her zaman anti-mikrobik özelliği sayesinde doğal bir antibiyotik olarak da sayılmaktadır. Mantar enfeksiyonlarında da oldukça etkili bir maddedir.

Ekinezya

Binlerce yıldır kullanılan en etkili enfeksiyon çözücülerden biridir. Vücutta bulunan açık yaraların düzelmesi, kan zehirlenmelerinin önüne geçilmesi, bakterilerin ya da difteri gibi zararlı hastalıkların tedavisinde bile kullanılabilmektedir. Güçlü bir bitki etkeni olarak görülen ekinezya, MRSA hastalığı için de kullanılabilir. Anlaşılacağı üzere doğada bulunan bakteri öldürücü etkendir.

Manuka Balı

Yine bir doğal antibiyotik ile karşı karşıyayız. Bu bal hem yenebilmekte hem de ciltte bulunan bakterilerin yok edilmesinde kullanılmaktadır. Üstelik tedavi içinde kullanılan manuka balı sayesinde olumsuz bir bağışıklık kazanılması da mümkün değildir. Yani anlaşılacağı üzere olumlu yönde etkisi varken olumsuz yönde bir etkisi bulunmamaktadır.

Kolloidal Gümüş

İsminden de anlaşılacağı üzere bir gümüş solüsyonu olarak bilinen bu kolloidal gümüş 1900’lü yıllardan bu yana kullanılmaktadır. O kadar güçlü bir etken ki ölümcül hastalıkların bazılarına bile iyi geldiği bilinmektedir.

Devamını Oku

Neden Günde 1 Elma Yemeliyiz?

Diyet kategorisine 18 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Bu yazımızda neden elma yemeliyiz, elmanın faydaları ve vitaminleri, elma yemek vücudumuz da neye iyi gelir gibi özel bilgilere yer vereceğiz.

Sağlıklı yaşam için yediğimiz besinlere çok dikkat etmemiz gerekir. Bunun içinde her zaman uzmanlar sadece diyet yapanlara değil sağlıklı yaşamak isteyenlere de elmayı tavsiye etmektedir. Hatta 1 elma demek 1 ecza deposu demektir gibi bir benzetme ile elmanın ne kadar önemli olduğunu da ifade etmektedir. İçinde bulunan lif desteği ile oldukça besleyici bir meyvedir. Kalp sağlığına destek olduğu gibi vücuda da çok katkısı vardır. Peki neden bu elma bu kadar önemlidir?

Dişleri Temizler ve Beyazlatır

Her ne kadar diş macunu kadar etkili olamasa da dişlerin olması gerekenden daha sağlıklı ve beyaz görünmesine destek olabilmektedir. Aynı zamanda diş etlerinin de korunması ve güçlenmesi için yardımcıdır. Ağızda bulunan bakterilerin sayısını da azaltmaktadır. Tükürük salınımı konusunda sayının artmasına yardımcı olur.

Kilo Koruyucudur

Belki de en çok bayanların hoşuna gidecek olan bu özellik sayesinde metabolizmanın koruma altına alınmasını bir elma ile sağlayabilirsiniz. Hem de tok tutması sayesinde fazla yemek yeme ihtiyacı da hissetmeyeceksiniz. Üstelik bir elmadan alacağınız kalori düzeyi de sadece 50 ya da 80 kaloridir. Büyüklüğüne göre bu oran değişebilir.

Elma Bağışıklık Sistemini Güçlendirir

İçinde bolca bulunan antioksidan desteği sayesinde bağışıklık sisteminin en iyi dostudur diyebiliriz. İçinde kuersetin maddesi bulunmaktadır ve bağışıklık kazanmak için en çok ihtiyacımız olan maddelerden biri olduğu da bilinmektedir. Aynı zamanda bir taraftan da akciğerlerin güçlenmesine destek olduğu için astım hastalarının bir numaralı dostu olduğunu ifade edebiliriz. İçindeki C ve E vitamini de çok yüksektir. Bir taraftan da Alzheimer riskinin azalmasına destek olarak beyin konusunda da destekçi olduğunu göstermektedir. Göz sağlığı için de çok önemli bir besindir. Hem de kataraktın önlenmesine bu şekilde destek verdiğini de bilmekteyiz.

Elma Kalbe İyi Gelir mi?

Potasyum konusunda zengin bir besin olduğu için kabuğundaki fenolik bileşikleri elmanın kalbin bir numaralı dostu olmasını sağlamaktadır. Kan akışı artmakta ve bu şekilde de kalbin kan pompalaması daha da kolaylaşmaktadır. Kolestrol kontrolünde de kullanılan bir meyvedir. Bir insan için günde 1 elma olmazsa olmazlardandır.

Devamını Oku

Kış Mevsiminde Kilo Almamak İçin Ne Yapmalı?

Güzellik Sırları kategorisine 18 Aralık, 2016 tarihinde eklendi

Kış gelince hafif göbeğimizin olduğunu  hissettiğimiz  anda istemsizce kendimize kışın kilo almamak için ne yapmalı, nasıl beslenmeli, kış ayında nasıl kilo verilir gibi sorular sorarız. İşte cevapları…

Kış aylarında daha az hareket etmek ve sürekli kalorili yiyecekler almak daha hızlı ve fazla kilo alımına sebep olmaktadır. Kış aylarında kilo almamak ya da formunu koruyabilmek için de belli kriterler ve tüyolar bulunmaktadır. Kilo almamanın yolları içinde ilk olarak yediğimiz besinlere dikkat etmek gelmelidir.

Metabolizma Kışın Yavaşlar

Çok sıkı ve kalın giyindiğimiz kış aylarında metabolizmanın yavaşlaması normaldir. Ne spor yapılır ne de yürüyüşlere sıkılır. Aksine bir de daha yüksek kalorilere sahip olan besinler tüketilmeye başlanır. Bunun karşılığında da kış aylarında kilo almanın önü daha da açılmaktadır. Spor yapmanın alışkanlıklarından vazgeçmemek ve yine de en hafif besinler ile beslenmenin alışkanlığını kazanmak gerekir.

Kışın Mutlaka Egzersiz Yapın

Hareketsiz yaşam kilo almak için en ideal olan yaşam tarzıdır. Güneşli olan zamanlarda ev dışında yapmış olduğunuz sporu artık ev içinde kış zamanlarında da yapabilirsiniz. Güne başlarken yani uyandıktan sonra yapacağınız esneme hareketleri bile spor olarak değerlendirilebilir. Bunun yanı sıra kapalı alanlarda yer alan spor merkezlerine de haftada 2 kez giderek bu açığı kapatabilirsiniz.

Her Mevsim Bol Su İçin

Kilo almanın en büyük etkenlerinden biri de sıvı tüketiminin az olmasıdır. Günde en az 1,5 litrelik su içmeyi kış aylarında ihmal etmemelisiniz. Karbonhidratlı besinlerden olabildiğince az tüketerek kalori oranını da azaltabilirsiniz. Meyve konusunda da aşırıya kaçmadan tüketmeniz gerektiğini ifade edebiliriz. Kuru baklagiller tüketirken yanında aşırı ölçüde makarna ya da pilav yememeye özen göstermelisiniz.

Kışın kaç öğün yemeliyiz?

Öğün atlamayın ve sık yemek yiyin. Günde 3 ana ve 3 ara öğün yemenin sırrı kış aylarında da devam etmelidir. Hem de en geç 7’de yemek yeme alışkanlığını da sürdürmelisiniz. Kalorisi az olarak kullanılan ve meyve, sebze ağırlıklı beslenmeye özen gösterin. Özellikle de kış aylarındaki hareketsizliğe fast food yiyeceklerini eklemeyin. Zamanında belirlemiş olduğunuz saatlerde yemeğinizi yiyin ve akşam yemeklerinde kilo almak için en az kaloriyi bu öğüne saklayın. Saat 7 olduktan sonra gerekirse meyve bile tüketmemeye özen gösterin. Evin içinde de hafif yürüyüşler ile bu düzeni destekleyin.

Devamını Oku